Virüs fırsatçılığı



Artı Gerçek

Tepkilere rağmen siyasi tutukluların, gazeteci, aydın ve aktivistlerin dahil edilmediği bu düzenlemeyle bir “son dakika golü” de gelebilir...


Koronavirüs pandemisinde istatistikler, kayıplar gün be gün kabarıyor. Grafikleri anlamak, doğru veriler üzerinden konuşmak hayati önemde.

Her sayı, her renkli nokta, ülkeler eğrisindeki her hareket; bir insanın, yakınlarının ve o hastaya bakan sağlık ekibinin hayatına tekabül ediyor.

Türkiye’de ilk pozitif vaka açıklanmadan test yapmanın önemi anlatılıyordu, ilk birkaç hafta test ve sıkı önlemler alınması çağrısı yaparak geçti.

Nihayet test sayıları artırıldı. Birkaç gün önce vakaların ülkenin her yerine yayıldığı, salgının özellikle İstanbul’da korkutucu boyuta ulaştığını öğrenmemize “izin” verildi.

Hâlâ bölgelere, cinsiyete ve yaşa göre dağılımı bilmiyoruz. Cezaevlerinde ne olduğuna dair de bilgi yok. Yönetenler ne zaman takdir edip açıklar? Eh, kısmet...

Peş peşe açıklanan tedbirlere gelince. 65 yaş üstü ve 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı ilan etmek, sonra da “çalışanlar hariç” demek, görülmemiş bir uygulama. Çalışanların kayıpları karşılanmadığı gibi, işe gitmek zorunda olanları doğrudan salgının kucağına bırakan bir nevi fıtratçılık...

Bilim insanları, bu tedbirlerin salgınla mücadelede yeterli olmadığı, olmayacağını tekrar tekrar söylüyor. Gidişata bakılırsa önümüzdeki birkaç haftada çok kötü günler bizi bekliyor.

Ama Türkiye’yi yönetenler, kafalarını, vicdanlarını, güçlerini buna yoğunlaştıracaklarına başka işlerle uğraşıyor.

HAZIR MİLLET EVE KAPANMIŞKEN

Nasıl işler? Fırsat bu fırsat, millet eve kapanmış ve hareket alanı iyice daralmışken bildiklerini okuyorlar.

Herkese kendi OHAL’ini uygulaması tavsiye edilirken AKMHP rejimi bildikleri tek şeyi yapmayı sürdürüyor: İlan edilmemiş, keyfi bir OHAL’le yönetmeye devam etmek...

Kimsenin kendine yetemediği, daha geniş dayanışma ağlarına duyulan ihtiyaç konuşulurken “Biz Bize Yeteriz” adıyla bağış kampanyası düzenleniyor. Devletin, vatandaşına yardım etmesi gerektiği bir zamanda, deprem zamanında yapıldığı gibi, “pamuk eller cebe” deniyor.

Sorgulayan, dalga geçene soruşturma, gözaltı, hapis.

İşinden, gelirinden olanlara yeterince destek çıkmak şöyle dursun, bağış kampanyasına katılmayanların fişlenebildiği, vatan haini gibi gösterildiği sürreel bir ülkede yaşıyoruz.

Hazır virüs varken şunlara da konalım hesabı, HDP belediyelerine el koymalar sürüyor. Büyükşehir belediyelerinin bağış kampanyaları “kanuna aykırı” gibi saçma sapan gerekçelerle engelleniyor.

Neymiş, “devlet içinde devlet olmasın”mış... Koronavirüsle mücadele ederken ne kadar muhteşem, ne kadar akılcı bir bahane!

Öte yandan “Manipülatif haber ve paylaşımlar” gerekçesiyle şimdiye kadar 568 kişiye işlem yapılmış... Bilgi gizleyen, eksik veren,“panik çıkmasın” diye halkı yanlış yönlendirenlere her şey serbest!

SON DAKİKADA CİNSEL SUÇLAR DAHİL EDİLDİ

Koronavirüs salgını nedeniyle İran, Afganistan dahil, çoğu ülkede cinsel suç ve şiddete bulaşanlar hariç, hapishaneler tahliye edildi, ediliyor. Belli yaş grupları ve kronik hastalıkları olanlar, daha riskli sayıldığından buna göre düzenleme yapılıyor.

Türkiye’ye gelelim. Kamuoyunda örtülü af olarak bilinen infaz paketi, bugün Meclis’e getiriliyor. Tepkilere rağmen siyasi tutukluların, gazeteci, aydın ve aktivistlerin dahil edilmediği bu düzenlemeyle bir “son dakika golü” de gelebilir...

Çocuklar, hamile ve bebekli kadınlar, 60 yaş üstü, kronik hastalıkları olanların tahliyesinden bahsediliyor fakat bu gruptaki siyasi tutukluları kapsamıyor.

İkincisi, tutuklu ve hükümlüler, siyasi ve gerçek suçlar arasında ayrım yapılıyor ki bu da Anayasa’ya aykırı.

Üçüncüsü, adam öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları, uyuşturucu imal ve ticareti suçlarının da son dakikada pakete dahil edildiği konuşuluyor.

“Kadınlara yönelik suçlar” diye bir tanım olmadığı için, kadın ve çocuklara karşı işlenen suçların aklanması anlamına geliyor bu.

Anlaşılan virüs, henüz uygulamaya sokulamayan haksız, hukuksuz uygulamaları yaygınlaştırıp derinleştirmek için bir fırsat olarak görülüyor.

Siyasiler, virüsü bir fırsat olarak değerlendirebilir: Sağlıktan hukuk sistemine, ekonomiden ifade özgürlüğüne; silkinmek, düzeltmek, güçlendirmek için bir fırsat.

Yok eğer pandemiden ders çıkarmak yerine eski düzeni daha da ağırlaştırarak sürdürmeye kalkarsanız, virüs fırsatçılığı yapmış olursunuz.

Herkes için çok geç olmadan, pişman olmadan, halk sağlığı açısından yanlış ve zarar verici politikalardan bir an evvel dönülmeli.

 

YAZARIN TÜM YAZILARI