Gençler olmadan asla!



Artı Gerçek

Kapsam içi eleman statüsünde bulunduğumuz için bizler de sokaklara taştık. Hiç genci olmayan bir ülke nasıl olurdu? Bu sorunun yanıtını da aldık. Çok kötü oluyormuş!


Koronavirüs salgını ile mücadele en ağır yaptırım, 65 yaş üzerindekilere gelmişti. Her koşulda sokağa çıkmaları yasaklanmıştı. 

Nerede?

Otuz büyükşehir ve Zonguldak’ta.

10 Mayıs 2020 Pazar günü 65+ için özel bir zaman aralığı tahsis edildi. Saat: 11.00’den 15.00’e kadar “sokak serbestisi” getirildi. 

11 Mayıs Pazar günü söz konusu saatlerde kapsam içi eleman statüsünde bulunduğumuz için bizler de sokaklara taştık.

Hiç genci olmayan bir ülke nasıl olurdu? 

Bu sorunun yanıtını da aldık.

Çok kötü oluyormuş!

Solgun ve yorgun yüzler…

Asabi ve hoşnutsuz kalabalık arasında tek tük tebessüm eden insanlar…

Bostancı – Fenerbahçe arasındaki 5 kilometrelik uzun sahilde yürüyen yaşlılar ordusu hem deniz havasını derin derin içlerine çekiyor hem de sahilin kapalı olması gerektiğini homurdanıyordu.

Bazılarıysa “Polis yok ki” diye yakınırken yanlarından geçen ekip otosunun altında kalmaktan son anda karısının çekmesiyle kurtulduğunu bile fark etmiyorlardı:

-Beni bunak ihtiyarmışım gibi çekip itme!..

-Adam Allah iyiliğini versin senin. Eziliyordun az daha polis aracına…

Kendi gençlerine olduğu gibi komşu ülkelerden değişik nedenlerle gelen gençler için de uygulamalı bir cehennem olan bu memlekette her yaştan gençler sorgusuz sualsiz ölürler, öldürülürler. Sorgu ve sual altında da ölenleri hiç saymayalım, çünkü saymakla bitmez.

Memleketimizin en yaman özelliği gençlerine karşı istikrarlı bir düşmanlık içinde bulunulması olarak öne çıkar. Her dönemde gençler “tehdit” olarak görüldü. Onları yaşlandırmak için eğitim programları yapıldı. Okullar “ıslah evleri” halinde faaliyet yürüttü. Çocuklar “eti senin kemiği benim” şiarıyla teslim edildi. Kemiklerini kırıp verdiler. Hepsini sakat bıraktıktan sonra “devletine bağlı” gençler halinde takdim ettiler. Bağlı olmayanları da zincirlediler. Yine yola getiremediklerini kurşuna dizdiler. Astılar. Hapislerde çürüttüler.  

Neyse ki gençleri bitiremediler.

Eğer bitirirlerse ne olur?

Onu da gördük 11 Mayıs 2020 Pazar günü…

Hayat çok renksiz, silik, sönük, çekilmez halde olacakmış.

Gençlerimizin kıymetini bilelim ve hep birlikte haykıralım:  

-Gençler olmadan asla!    

YAZARIN TÜM YAZILARI