Türkiye ve piyasalar, 19 Mart 2021’i 20 Mart 2021’e bağlayan gece yine aynı filmi izliyordu. Yönetmenin aynı ancak başroldekilerin farklı olduğu bir filmin tekrarını… Senaryonun üç aşağı beş yukarı hep aynı olduğu, izleyenlerde “biz bu filmi görmüştük” dedirten filmin sezon finalinin ise ne zaman çekileceği henüz öngörülemiyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan cuma gecesi, Naci Ağbal'ı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevinden aldı, yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nu atadı. Görevden alma ve atama Cumhurbaşkanlığı kararıyla gerçekleştirildi.

Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan karar, TCMB'nin politika faizini beklentilerin üzerinde 200 baz puan artışla yüzde 19’a çıkarmasından iki gün sonra geldi. 

Sayısız kez tekrar ettiği “faiz sebep, enflasyon sonuç” argümanıyla “düşük faiz” takıntısı sahibi Erdoğan, böylece Temmuz 2019'dan beri üçüncü kez bir Merkez Bankası Başkanını görevden almış oldu.

Yeni TCMB Başkanı Kavcıoğlu da, “Faiz enflasyonun sebebidir” ekolünün temsilcilerinden… Şüphesiz, aldığı kararlar piyasalar tarafından yakından izlenecek.

Analistler, bu değişikliği "endişeli" olarak karşılarken, fiyat istikrarının bir kenara konulabileceğinin tedirginlik yarattığını belirtiyor. 

Ağbal’ın TCMB Başkanlığı 4,5 ay gibi kısa bir sürede sona erdi. Önceki başkanlardan Murat Çetinkaya yaklaşık 3 yıl, Murat Uysal ise yaklaşık 1,5 yıl görevde kalmıştı.

Yasaya göre, TCMB başkanları 4 yıllığına bu göreve geliyor. 19 yıllık AKP iktidarları döneminde Süreyya Serdengeçti, Durmuş Yılmaz ve Erdem Başçı, 5’er yıl bu görevi üstlendi. Bu koltukta 4 yıldan fazla en son oturabilmiş kişi Erdem Başçı. 

Göreve Kasım 2020 başında gelen Ağbal, politika faizini toplamda 875 baz puan artırarak, faizi en son geçen hafta yüzde 19'a yükseltmişti. Bu faiz oranı nominal bazda dünyadaki büyük ekonomiler arasındaki en yüksek oranlardan biri. 

Analistler, bu adımlarla Merkez Bankası’nın kredibilitesini yeniden kazandığını belirtiyorlardı. 

Türkiye, 36 OECD ülkesi içinde en yüksek faize sahip ülke konumunda. Yine Avrupa ülkeleri arasında en yüksek faize sahip. Avrupa ülkelerinde faiz değişmediği için bu ülkelerde faiz ya sıfır ya da eksi seviyelerde.

Dünya geneline bakıldığında ise Türkiye, sıralamada Venezuela (yüzde 45,43), Zimbabve (yüzde 40), Arjantin (yüzde 38), Yemen (yüzde 27), Liberya (yüzde 25) ve Surinam’dan (yüzde 25) sonra en yüksek faizi veren 7’nci ülke.

Covid-19 pandemisiyle birlikte dünya genelinde merkez bankaları, ekonomileri canlandırmak için parasal genişlemeye gitti ve birçok ülkede faizler düşürüldü. Ancak ekonomisini yüksek kur, yüksek enflasyon ve yüksek faiz kısır döngüsünden kurtaramayan Türkiye, dünyanın en yüksek faizini veren ülkeler arasında önde gidiyor.

Küresel çapta pandemi mücadelesiyle geçen ve "Büyük Duruş"un yaşandığı 2020 yılında, dünya çapında kurum ve kuruluşlar ekonomileri desteklemek için bütün imkanlarını seferber ederken, merkez bankaları da 207 kez faiz indirdi.

Diğer yandan, Türkiye, merkez bankası başkanı görevden alma liginde de birinciliği kimseye kaptırmayacak gibi görünüyor.

Gelişmiş ekonomilerde değil merkez bankası başkanını görevden almak, bunun dedikodusunun bile ortaya dökülmesi ciddi kriz sebebi olarak görülüyor. 

Nitekim, 2019 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce eşine rastlanmayan şekilde ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ı görevden alacağı yönünde seçenekleri hukukçulara sorması piyasalarda bomba etkisi yaratmıştı. Fed Başkanı'nı görevden almaya kalkışmanın, şimdiye kadar hiç atılmamış bir adım olacağı ve Fed'in bağımsızlığına bir saldırı olarak görüleceği belirtilmişti.

Trump, o dönemlerde Fed'i faiz artırımları konusunda kamuoyu önünde defalarca eleştirmişti. ABD’de yasalara göre, Fed Başkanı sadece mahkeme sonucu görevden alınabiliyor.

Powell ise Trump'ın kendisini görevden alabileceğine ilişkin açıklamalarıyla ilgili, “Başkan Trump, 'git' derse tabii ki gitmem. Kanun, bana 4 sene boyunca bir süre verdi ve ben bu süre boyunca hizmet edeceğim" diyerek aslında bir anlamda bu tartışmaya da son noktayı koymuştu.

Son dönemlerde hangi ülkeler merkez bankası başkanlarını görevden almış diye şöyle bir göz attığımızda gördüğümüz ülkeler Zambiya, Gambiya, Zimbabve, Yemen, Surinam…

Zambiya Devlet Başkanı Edgar Lungu, geçen yıl ağustos ayında ülkenin Merkez Bankası Başkanı Denny Kalyalya’yı görevden alarak, yerine eski Maliye Bakanı Christopher Mphanza Mvunga’yı getirdi. 

Her ne kadar Lungu’nun Kalyalya’yı görevden alma gerçekçesi açıklanmasa da, görevden alma Zambiya Merkez Bankası’nın gösterge faiz oranını 125 baz puan indirerek, yüzde 9,25’ten yüzde 8’e çekmesinden 3 gün sonra gerçekleşti.

Yine geçmiş yıllarda Gambiya Devlet Başkanı Adama Barrow, ülkenin Merkez Bankası Başkanı Amadou Colley’i görevden almıştı. Görevden alma ile ilgili resmi bir gerekçe gösterilmezken, daha sonra eski devlet başkanı ve yardımcılarının, ülkenin Merkez Bankası’ndan usulsüz şekilde milyonlarca dolar para çektikleri belirtilmişti. 

2019 yılında Surinam Devlet Başkanı tarafından ülkenin Merkez Bankası Başkanı Glenn Gersie’nin görevden alınması o bildik tartışmaları gündeme getirdi ve bankanın bağımsızlığına darbe vurulduğu konuşuldu.

Geçtiğimiz aylarda ise Zimbabve’de Maliye Bakanı tarafından Merkez Bankası Para Politikası Komitesi feshedildi. 

Dolayısıyla yüksek faiz sarmalındaki az gelişmiş ya da nispeten gelişmekte olan, merkez bankaları bağımsızlığına müdahalenin mübah sayıldığı kimi üçüncü dünya ülkeleriyle Türkiye’ni aynı ligde olması tesadüf mü değil mi, cevaplanması gereken soru bu…