Orta çağdaki Kara Veba salgınında dünya nüfusunun yarısına yakını ölmüş. On milyonlarca insan.

Değil adlarını, tam sayılarını bile bilen yok.

Ama yetmemiş. Sağ kalanlar, yüzyıllar boyu çok daha fazlasını savaşlarda öldürmüş.

Kara Vebadan altı yüz yıl sonra şimdi de malum virüsle cebelleşiyoruz, ama belli ki hâlâ fazla akıllanmamışız. Virüsün öldürdükleri yetmiyor.

Ölmeye ve öldürmeye doyamayan bir canlı türüyüz vesselam.

Karabağ en taze örnek.

“Dağlık Karabağ Azeri’dir, Azeri kalacaktır, sonuna kadar savaş!”

(Yazar notu: Eğer bu yazıyı birisi bir gün Ermeniceye çevirirse lütfen bu cümleyi: “Artsak Ermenidir, Ermeni, kalacaktır” diye çevirsin… Aynı etkiyi yaratmak için diğer dillerde de benzer yerelleştirmeler gerekir. Örneğin Urduca ya da Hintçeye yapılacak çevirilerde lütfen “Karabağ” yerine “Keşmir” densin ve birinde “Hintli kalacaktır”, diğerinde “Pakistanlı kalacaktır” diye bitirilsin… Kıbrıs için Türkçesi ve Yunancası zaten var.)

Suç hep “ötekinin”, yani düşmanın. “Biz” haklıyız, düşman suçlu. Dolayısıyla başka çare yok, savaşmalı, öldürmeliyiz. Beka meselesi.

(Ek yazar notu: Olası çevirilerde buraları aynı kalabilir, tüm dillerde bu içerik benzer şekilde ifade ediliyor)

Bu kadar basit mi? Evet, milliyetçilik özünde ve her yerde bu kadar basit. Tüm ülkeler ve halklar için, insan türünün geneli için geçerli bir özet bu. İsteyen her meseleyi ayrı ayrı ve daha uzun anlatılabilir kuşkusuz. Hamaset sosuyla da süsleyebilir. Ama işin özü bu, evet.

Gerçi Türkiye’nin durumu elbette biraz daha farklı.

Biz büyük ülkeyiz. Büyük ve köklü bir medeniyet: Tarih boyu çok öldük, çok öldürdük.

Bizde düşman çok daha fazla. Dolayısıyla herkesten çok savaşmamız gerekiyor. Herkesle. Aynı anda, her yerde ve herkesle.

Suriye’de… Kuzey Irak’ta… Libya’da… Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta, Ege’de… Kafkasya’da…

Batılı “sözde müttefiklerimiz” ve “iç düşmanlar” da cabası.

Özetle: Bizde düşman çok. Savaş gani gani.

Ve hep haklıyız elbette.  Tarih boyu ve her zaman. Herkese karşı ve her konuda.

Hep haklı, mağdur ve mağrur. Ama kararlı. Ve güçlü.

İşte o nedenle savaşmak gerek: Çok…

Ve tabii öldürmek gerek: Herkesi…

Ecdadımız çok öldü, çok öldürdü. Biz fazlasını da yaparız. Beka söz konusuysa, gerisi teferruat.

Hem… Virüs de kim oluyor? Öldürmek gerekiyorsa, onu da biz yaparız!