Nuri Gökhan Bozkır

Hablemitoğlu cinayeti zanlısı Bozkır son dönemlerin kara kutularından biri. Cumhurbaşkanınca yakalandı diye açıklanan ve kısa sürede tahliye edilen ilk örnek. Mahkeme bırakıyor ve adam kayboluyor. Bu tek olay bile yargının ve toplumun durumunu gösteriyor.

Toplumsal metabolizmanın sağlığı nasıl anlaşılır?

Aynen canlı organizmalarda olduğu gibi…

Bünyeden bir tüp kan alarak.

Kan testi sonuçları genel sağlık durumunuzla ilgili bilgiler verir; anemi, kan hastalıkları, vitamin ve mineral eksiklikleri, böbrek hastalıkları veya vücuttaki enfeksiyon hastalıklarının tanısında kullanılır.

Geçen haftaki bir gelişme toplumsal sağlığın ne durumda olduğunu merak edenlere o bir tüp “sosyal kan” örneğini verdi.

xxxxxxx

Bilindiği üzere canlı organizmada ya da canlı hücrede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümüne metabolizma denir.

Toplumsal metabolizmayı da sürekli devinim içindeki sosyal olaylar oluşturur.

Bu sosyal süreci evrensel hukuk kuralları denetler, ayarlar, yıkıcı hale gelmesini önler.

Bu nedenle sosyal metabolizmanın sağlığını ölçmenin en etkin yollarından biri de yargıdaki gelişmelerden bir tüp kan örneği gibi örnekler almaktır.

xxxxxxx

Recep Tayyip Erdoğan, 27 Ocak 2022’de bir televizyon programında bir cinayet zanlısının yakalandığını duyurma ihtiyacı duydu:

“MİT uzunca süredir bu suikastın zanlılarından olan Nuri Gökhan Bozkır'ın izini sürüyordu. İstihbaratımızın bu kişinin Ukrayna'da saklandığını tespit etti. Bu kişi Hablemitoğlu cinayetinin zanlısı olarak şu anda ülkemiz yargısına hesap veriyor.”

İlgili bakan ya da bürokrat var iken bir cinayet zanlısının cumhurbaşkanı tarafından duyurulması adetten değildir, örneğine de pek rastlanmaz.

Peki yapılıyor ise bunu nasıl okumalı?

Normal mantık “olağanüstü bir nedenin” olduğunu söyleyecektir.

xxxxxx

Standart bir aramanın sonuçlarına göre, “Nuri Gökhan Bozkır, 1996 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu. Uzun yıllar Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda tim komutanı olarak görev yaptı.

Babası da asker olan Bozkır'ın adı kamuoyu tarafından ilk kez 2005 yılındaki 'sauna çetesi davasıyla' duyuldu. Daha sonra yüzbaşı rütbesiyle görev yaptığı TSK'den sauna çetesi bağlantısı gerekçesiyle atıldı.

Ordudan atılınca ticarete girişen Bozkır, Kırgızistan'da bulunan uluslararası düzeyde silah, patlayıcı ve bomba satışı yapan DNS şirketinin sahibi oldu.

2015 yılında Urfa Akçakale'de soğan kamuflajıyla bomba yapımında kullanılan infilaklı fitil taşıyan bir tır ele geçirildi. Olayla ilgili Bozkır'ın adı basında ‘IŞİD'e tonlarca bombayı saunacı yüzbaşı vermiş’ sözleriyle duyuruldu.

Hakkındaki soruşturmalar devam ederken, Nuri Gökhan Bozkır 2015 yılında sırra kadem bastı.”

Farklı biyografilerde “silah ticareti”, “karanlık işler”,derin devlet” tanımlamaları da geçiyor.

xxxxxxx

Nuri Gökhan Bozkır’a “soğan TIR’larıyla” ilgili açılan bir dava vardı.

Ardından Hablemitoğlu’nun katil zanlısı olarak ikinci bir dava daha açıldı.

İddianame “Silah ticareti, silahlı örgüt kurma, cinayet” üzerinden çok ağır suçlamalar getiriyor ve sanığa ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini istiyordu.

Resme bıyık çizdiği için bir ay tutuklu kalan 16 yaşındaki çocukların olduğu ülkenin yargısında bu ikinci dava sürecinde çok ilginç bir gelişme yaşandı. Bu çok ağır suçlamalara ve ilginç kanıtlara rağmen davada çok kısa sürede hiç tutuklu sanık kalmadı.

xxxxxx

Geçen hafta ise olay daha da garipleşti.

“Necip Hablemitoğlu suikastına ilişkin soruşturma kapsamında MİT tarafından Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilen ve açılan dava sırasında tahliye edilen eski Özel Kuvvetçi Nuri Gökhan Bozkır, Şanlıurfa’da yargılandığı soğan tırları davasından hüküm giyince firar etti.”

Daha doğrusu “firar” ettiği söylendi.

Spekülasyonun bini bir para.

“İnfaz edildiğinden”, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ortaya çıkacağına kadar her türlü tevatür mevcut.

xxxxxx

Ancak her iki dava dosyasını incelerseniz küçük dilinizi yutacağınız neredeyse kesin… Neler, neler…

Bir de uzmanların kanıtlara dayanarak altını çizdiği üzere 2. davada yargılama usullerinin hiçbir emredici kuralına uyulmadığı çok açık… Tahliyeler de bu aldırmazlığın eseri anlaşılan.

Ayrıca gözaltına alındığı, Cumhurbaşkanınca televizyonlarda cinayet sanığı yakalandı diye açıklanan ve kısa sürede tahliye edilen ilk örnek.

xxxxxx

Nuri Gökhan Bozkır son dönemlerin gerçekten kara kutularından biri, kim bilir neler biliyor…

Acaba bildiklerinden dolayı mı ortadan kayboldu? Ya da “kaybedildi”?

xxxxxx

15 Temmuz sonrası geldiğimiz durumu derinlemesine anlamak isteyenler için bir tüp kan örneği, Bozkır’ın iki davasındaki iddianameler ve son yargılanma biçimidir.

Çok ağır suçlamalar var… Söz konusu büyük bir cinayet var… MİT tarafından aranılıp kaçırılacak kadar büyük bir öneme sahip olması var… MİT’de verdiği söylenen 300 sayfalık itirafname var… Onun açıklamaları sonucunda tutuklananlar var.

Böyle birini mahkeme serbest bırakıyor ve adam ortadan kayboluyor.

Sadece bu tek olay bile yargının ve toplumun durumunu göstermeye yetiyor.

Bunlara bir göz atan tüm toplumsal metabolizmayı anında görecek…

Ve metabolizmanın sağlıklı çalışmadığını anlayacaktır.


Mehmet Altan: İlk imzası 15 yaşında yayınlandı. 20 yıl Sabah,6 yılda Star gazetelerinde baş yazarlık ve yazarlık, televizyon programcılığı ve yorumculuk yaptı. 30 yıl boyunca İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yaptı.1993 yılından beri profesör. Yayınlanmış 40 civarında kitabı var.15 Temmuz sonrası Anayasa'nın 19.,26. ve 28. maddeleri yok sayılarak tutuklandı.21 ay cezaevinde kaldı. AYM,AİHM ve Yargıtay kararları ile hak ihlaline uğradığı saptandı. 29 Ekim 2016 tarihinden beri KHK'lı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Altan Arşivi