Peru ve şiddet sarmalı

Bambuları aldı koltuk altına en az, 14-16 tane var. Çifttirler mutlaka çünkü pankart taşımak için bu bambular. Sanki bunun için büyümüşler, ince, selvi boylu ve hafif. Belki bazen olumsuz tarafları da olabilir mesela bir plastik kaska çarptığında, üzüntüyle boyun eğip, pankarttan özür diler, geri çekilir bambu.

Sonra diğer pankartlara dağıttılar, çifter çifter…

Buenos Aires de bir yürüyüş bu, Peru’da ki postneoliberal darbeye karşı. Oldukça kalabalıktı bu yaz-tatil günleri için ve üstelik gündüz 12 de, güneş altında, pek rastlanır değildi burada. Muhtemel Avrupa’nın akşam haberlerine de yetişmek istiyorlardı, şöyle iki haber arası, peşi sıra geçen pankartlar üzerine konuşan, diksiyonu düzgün haber spikeri Peru’da olanlardan söz etsin ve biraz da olsa darbe duyulabilsin diye.

Postneolibeal darbe, son dönem buluşları. Doğrudan parlamento, hükümet binası, televizyon ve radyo istasyonlarını ele geçirmek gerekmiyor. Geniş ve zorlu ittifaklarla, iktidara gelebilmiş, sol, biraz sol ya da sosyal demokrat filan bir yönetim varsa, bunun en sağında duran, bir iki domino taşını çekip, onlara başkanlık gibi, şeyler veriyorsunuz yetiyor. Özellikle bu kadar çok televizyon ve radyo filan varken oldukça kullanışlı. Yoksa yüzlerce televizyon ve radyoyu ele geçir ele geçir, yok darbe bildirisi okut nereye kadar.

Brezilya’da Dilma yönetimi sırasında uygulanan bu yöntem çok başarılı oldu. Sadece bununla kalmadı ardından Bolsonaro’yu, sağın bazı kesimlerinin bile tahammül edemediği bir faşist başkanı da iktidara taşıyınca iyice göze girdi. Şimdi her Latin Amerika ülkesinde, oligarşilerin, üst çekmecelerinde hemen kolayca kullanılabilecekler arasında gününü bekliyor. Bir başka anlatımla, inci gerdanlık gibi karşılarına dizilmiş, ittifak içinden birisinin altından sandalyeyi çekip, başkasına veriyorsunuz yetiyor.

Oligarşiler için çare eksilmiyor yani…

Yalnız bu darbe, Peru’da daha güçlü bir direnişle karşılandı. Grevlerin ve direnişlerin kendisini başkanlığa taşıdığı Pedro Castillo’nun cezaevine atılmasıyla birlikte, sokaklar postneoliberal darbecileri protesto edenlerle doldu. Buna karşın yeni hükümet, Peru’nun pek alışık olduğu şeyi yapıp, polis ve askeri sahaya sürünce, artık Peru’dan her gün ölüm haberleri gelmeye başladı.

Şimdi bir işgal fabrikası ziyaretine gitmek zorundayım bu yüzden, sadece Latin Amerika’da değil, bizim de yakından bildiğimiz şiddet sarmalı üzerine konuşmak, gelecek haftaya kalsın. Görüşmek üzere….


Metin Yeğin: Yazar, belgeselci, sinemacı, gazeteci, avukat, seyyah... CNN-Türk, NTV, Kanal Türk, Al Jazeera, Telesur televizyonlarına 200'e yakın belgesel ve kurmaca filmler yaptı. Türkiye'de Cumhuriyet, Radikal, Birgün, Gündem; Gazeteduvar, dünyada, Il manifesto, Rebellion gazetelerine köşe yazıları yazdı. Dünyanın sokaklarını anlattığı 10'dan fazla kitaba sahip. Birçok ülkede kolektif çalışmalara katıldı, kooperatif örgütlenmelerine öncü oldu. Ekolojik direnişlere katıldı, isyanlara tanıklık etti.

Önceki ve Sonraki Yazılar