Butlan büyüme
Bir tarafta kimseyi ikna etmeyen büyüme masalı; diğer tarafta, milyonların etinde-kemiğinde hissettiği işsizlik. Durgunluğun, hatta krizin büyüme masallarıyla örtülmesi mümkün değildir
Tek bir seçimin (başkanlık seçiminin) her şeyi belirlediği, tüm diğer seçimlerin ya (üniversite rektörlüğünde olduğu gibi) resmen ya da (belediye seçimlerinde olduğu gibi) fiilen kaldırıldığı, anlamsızlaştırıldığı; başkanlık seçiminin ise, etkili tüm siyasi alternatifler bastırılarak formaliteye çevrildiği bir kayyumlar rejimine doğru giden Türkiye’de, siyasi taşlaşma, ekonomik gelişmeyi engelliyor.
Ana muhalefet partisinin başına saray kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu’nun atandığı ve CHP kurumsal kimliğinin yasadışı ve korsan bir mahkeme kararıyla işgal edildiği günlerde açıklanan büyüme verileri buna tanıklık etmektedir.
Türkiye ekonomisinin (GSYİH) bu yılın ilk üç ayında “%22,5 oranında "büyüdüğü” açıklandı. TÜİK’in enflasyon verilerinin sağlıksızlığı, başkancı rejimin hastalıklarının bir semptomu olarak, her türlü büyüme verisini daha baştan sorgulanır hale getirmektedir. Acaba TÜİK enflasyonu ile değil, gerçek enflasyonla indirgenirse, büyüme oranı kaça düşer?
Sözüm ona ekonomik büyümeye rağmen, istihdam daralmaktadır. Bu yılın ilk üç ayında istihdam, 2025’in son üç ayına kıyasla 801 bin kişi azalmıştır. Bu dramatik bir düşüştür. (Seyfettin Gürsel, Dünya, 01.06.26) Bu veriyle, büyüme ‘butlan’ olmuştur.
Sanayi, önceki yıla kıyasla %0,8 daraldı. Sanayinin GSYİH içindeki payı da eriyor. Milli gelir içinde sanayinin payı, 2024 ilk üç ayında %21,5’ten 2025 ilk çeyreğinde %18,8’e 2026 ilk çeyreğinde ise %17,7’ye geriledi. Türkiye hızla sanayisizleşmektedir. İmalat sanayinin payındaki gerileme daha çarpıcıdır: 2024 ilk çeyreğinde %18,5, 2025 ilk çeyreğinde %15,9, bu senenin ilk üç ayında ise %14,9. Sanayideki daralmayla bağlam içinde, ihracat da Ocak-Şubat-Mart’ta %12,7 daralmıştır. Sanayi verileri, ekonomik krizin başlangıç aşamasına işaret etmektedir. (Veriler: Şevket Sayılgan, 01.06.2026, Dünya)
Önceki çeyreğe kıyasla, ekonominin 2025 son çeyreğinde %0,4, 2026 ilk çeyreğinde ise %0,1 “büyüdüğü” görülüyor! TÜİK’in tıraşlanmış enflasyon verisine göre bile, en azından durgunluk açık bir ekonomik gerçektir. İstihdam azalmakta, sanayi küçülmektedir.
Mehmet Şimşek’in ekonomik programının çöktüğünü söylemek, bu tabloyu açıklamakta yetersiz kalır. Asıl çöken, 2023 seçimlerini kazanmak uğruna ekonomiyi enkaza çeviren ve 3 yıldır kendi kendisine devrettiği enkazı kaldırmayan Erdoğan’ın Başkancı Rejimidir.
Bir tarafta kimseyi ikna etmeyen büyüme masalı; diğer tarafta, milyonların etinde-kemiğinde hissettiği işsizlik. Durgunluğun, hatta krizin büyüme masallarıyla örtülmesi mümkün değildir.