Unutulmuş bir davanın yıldönümü
6 yıldır katıksız hapis yattığımız dosyada, AİHM’e göre 'kuvvetli suç şüphesi' bile yok. Ortada sadece anayasal hakların kullanımı var, meşru siyasi faaliyetler var, ifade özgürlüğü kapsamında tivitler var
16 Mayıs 2024’te, Kobani – Kumpas davasını karara bağlayan mahkeme, ağır cezalar yağdırdı. İkinci yıldönümündeyiz. Payıma 22,5 yıl düşmüştü.
Dava değil, bir sinir harbiydi. Mahkeme heyeti ortada bir “suç” olup olmadığıyla ilgili değildi. Erdoğan’ın çoktan ilan ettiği hükme nasıl bir hukuki kılıf bulacağıyla ilgiliydi. Sordukları tek bir soru vardı: “MYK toplantısına katıldın mı, katılmadın mı?” Ceza HDP MYK’ya verildi. Yasal bir siyasi partinin Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin topluca cezalandırıldığı, siyaset yapma hakkına açık bir saldırıydı.
IŞİD canilerinin eline düşmek üzere olan Kobani halkıyla dayanışma çağrısı “suç” sayıldı. TV haberlerinde izledim geçenlerde: Kobani kentinde Suriye hükümet yetkilileriyle Özerk Yönetimin yetkilileri toplantı yapıyorlardı. Kobani’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonunu tartışıyorlardı. Bir başka habere göre (Amberin Zaman’a röportaj veren) Mazlum Kobani, Ankara ziyaretine hazırlandığını belirtiyordu. Yine bir diğer haberde, SDG komutanlarından Sipan Hemo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak, resmi açıklamalarda bulunuyordu. Bizse, dönemin HDP MYK üyeleri olarak, Kobani’ye yardım çağrısı yapmaktan dolayı, 6 yıldır hapisteyiz.
Eh, bir de “çözüm süreci” var, kör-topal da olsa yürüyen. Meclis Komisyonu bir rapor çıkartmış. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları bağlayıcıdır, uygulansın diyor. Kobani – Kumpas davasıyla ilgili bir değil, 3 ayrı AİHM kararı var. Uygulanmıyor. Suçlama ortak. AİHM ise hem atılan çağrı tivitlerinin durumu değiştirmediğini söylüyor hem de sonradan eklenen açık-gizli tanık ifadelerinin durumu değiştirmediğini söylüyor. 6 yıldır katıksız hapis yattığımız dosyada, AİHM’e göre “kuvvetli suç şüphesi” bile yok. Ortada sadece anayasal hakların kullanımı var, meşru siyasi faaliyetler var, ifade özgürlüğü kapsamında tivitler var. HDP’nin çağrıları ile ertesi günlerde yaşanan kimi şiddet olayları arasında hiçbir bağ yok AİHM’e göre. Tahliyeye hükmediyor AİHM.