Avrupa Kupaları dönüşü takımların ligdeki ilk maçının sıkıntılı geçtiği bir görüştür ve çoğu kez de bu yaşanır. Perşembe günü 90 dakika ama özellikle ilk 30 dakika öyle bir oyun sergilemişti ki Fenerbahçe, ağızlar açık, övgü dolu sözler yağmıştı.

Ligin ilk 4 haftası sonrası performanslara bakıldığında kendini bulamamış Başakşehir ideal rakip adaylarından biriydi…

Düdük çaldı, bu sezon özellikle maçlara başlangıç temposuyla büyük beğeni toplayan Fenerbahçe’nin bu kez yerinde yeller esiyordu.  

Evet, bir rotasyon söz konusuydu ama bunların gelecek içinde düşünülen yeni transferler yer alıyordu… Geçmiş yılların ağırlığına bürünmüş, isteksiz, arzusuz Fenerbahçe adeta geri dönmüştü. Pereira ve ekibinin rakip takım analizleri hep övgü topluyordu.

Ancak bu kez Aykut Kocaman’ın güçlü rakiplere karşı ‘oyunu kilitleme, sürekli soğutma, oynatmama’ prensipleri daha ağır bastı.

Pereira’nın bile kenarda elektriği düşüktü… Geldiğinden beri rakip karşısında Fenerbahçe ilk kez yenik duruma düştü ama takım buna sahada bir yanıt veremedi, vermekten de uzak havadaydı. Pereira sahadakilerden performans alamadıkça kulübeye sarıldı ama onlar da sahaya girdikçe ‘bezginler grubu’nun parçası oldular…

Savunma için çok denecek bir şey yok… Başakşehir çok gelmedi. ‘Attığım bana yeter’ havasındaydı, öyle de oldu…

Fenerbahçe o kadar etkisizdi ki, ikiyi bile kolaylıkla buldular… Kaleyi bulan 2 isabetli şutları gol oldu!

HJK Helsinki’ye bir gol attı Muhammed… ‘İşte gençlere güvenin neticesi’ dendi. O gün bugün şans buluyor genç futbolcu ama gelişme olmadığı gibi geriye de gidiyor. Ciddi top kaybediyor.

Yeni transferler yine çok büyük umutlarla lanse edildiler ama ligin en moralsiz, belki de en dezorganize takımı karşısında yokları oynadılar. Ayrıca umut da vermiyorlar… ‘Galiba kendini buluyor’ derken Ferdi de tutarsız takımın parçası oluverdi…

Mesut için bir şey yazma konusundaki kararsızlardanım. Oynasa dert, oynamasa dert… Ama bu Mesut hiçbir şekilde çözüm de değil, lider de…

Gustavo ile Osayi Başakşehir maçına kadar tüm maçlara ilk onbir başladılar, dün akşam da öyle oldu. Yani Pereira inandığı oyuncusundan vazgeçmiyor… Peki şu an takımın tartışmasız en formda ismi Valencia niye onbirde yer almadı, bunu çözemedim… Gustavo’nun artık yorgun düştüğü de mi gözükmüyor? Kadro derinliği var. Mesela daha oynamamış Burak Kapacak… Bu sezon belki de takımla en çok idman yapan isim. Hala mı hazır değil acaba…

Pereira’da da form düşüklüğü hissedilmeye başlanır gibi…Gelelim üçlü savunmaya… Hele de ikinci golü göz önüne alırsak bu ilerleyen dönemde çok tartışılabilir… Aykut Kocaman bu tartışmaya açık durumu iyi değerlendirdi. Kapan Fenerbahçe’ye, elinde 1-2 hızlı oyuncun varsa ani atakta gol bulmak hiç de zor değil…

Sivasspor maçı erken uyarı diye düşündük. Frankfurt sınavı ‘Bu takım iyi yolda’ diye düşündürdü.. Ama Başakşehir karşısındaki Sarı Lacivertliler, taraftarlarına son yıllardaki kâbus yılları hatırlatır performansdaydı… Her geçen yıl Fenerbahçe’nin, camiasının kırılganlık düzeyini aşağıya çekti. Bu nedenle Pereira ve ekibi bir an önce kendini toparlamazsa iş sıkıntıya girer…