Son yıllarda Türkiye Kupası birçok takımın ‘yük’ olarak baktığı bir organizasyondu. Ama Fenerbahçe ülke bazında dev bir kadro kurunca bu kupa Sarı Lacivertliler için ciddi hazırlık sınavları olarak algılanmaya başlamış olmalı ki Sivas Belediyespor karşısında onbiri, giren çıkanıyla gayet güçlü bir takım izledik. Sonuçta Sarı Lacivertliler turu 4-0’lık galibiyetle geçtiler.

Eskiden takımlarda sakatlar ve kart cezalıları olurdu. Bunlara bir de Corona eksikleri eklendi. Sivas Belediyespor’un karşılaşmaya Coronaya yakalanmış 4 oyuncunun eksikliği ile çıktığı ifade edildi.

Düşünün futbolcusunuz. Rakipte 4 Coronalı eksik var. Diğerleri ne kadar sağlam, belki de bazılarında kuluçkada ama çıkıp oynamak zorundasınız.

Etkisi merakla beklenen kısıtlamalar sonrası sokakta herkesin sinir sistemi diplerde. Ve bu ortamda futbol dünyası ite kaka ilerliyor. Sergen Yalçın bir röportajında “Futbolculara da anlayış göstermek lazım. Hepsinin ailesi var. Tek konuları hastalığa yakalanıp yakalanmadıklarını takip etmek” derken son derece haklı.

‘Hayat böyle’ demek biraz geçiştirmek oluyor sanırım…

Hayat acımasız…

Bir taksi şoförü geçen günlerde aracında unutulmuş 300 bin Euro fark edince sahibine ulaşmış. Finlandiya pasaportlu Arap kökenli biri olduğu ifade edilen paranın sahibi, bu büyük jeste karşılık taksi şoförüne 50 euro bahşiş vermiş!

Hayat gerçekten böyle acımasız ve duygusuz oldu. Herkes gerekeni yapacak, o kadar. Anlayış göstermek, jeste jest yapmak falan geçmişte kaldı…

Artık herkes profesyonel olacak. Fenerbahçe de profesyonelce futbolunu oynuyor…

Hafta sonu oynanacak Beşiktaş derbisi için ciddi bir hazırlık fırsatı sınavını iyi değerlendirdiler. Süre bulamayan oyuncular sahada yer aldıkları dakikalarda ‘Biz de varız’ mesajını verdiler. Erol Bulut’un işi zor olacak diye düşünüyordum, bu görüşümün altı çizildi. Onbir kurmak artık oldukça zor Fenerbahçe’de…

Uyum sürecini hızla atladığı gözüken Sarı Lacivertliler, Türkiye sınırları içerisinde şu dönem tek keyifli topluluk olarak dikkat çekiyor. Böyle gider mi bilinmez. Futbol hata affetmez. Ama zengin başkanın zengin takımı olunca alternatif de bol oluyor. Bu nedenle olası teklemelerde alternatif bol.

Türk milli takımının küme düşmesi sonrası Şenol Güneş’in kazandığı paraya iktidarın seslerinden Yiğit Bulut laf edince karşı yanıt hemen geldi. Güneş, “Ben anlaşmam neyse onun karşılığını alıyorum. Onlar ülkenin bozulan ekonomisinin, dövizinin hesabını versinler” deyiverdi. Döviz böyle artınca Şenol Güneş de bir çalışan olarak en büyük zammı kazanan isim oldu, bu belli ki birilerinin rahatsız ediyor. Ancak şu da var ki, Şenol Güneş kimsenin alnına silah dayamadı bu ücreti vermesi için. Masaya yatırılması gereken, bu rakamı uygun görenler olmalı…

Fenerbahçe’de de Ali Koç çok büyük paralar harcadı başkanlığı süresince. Bu yıl maya tutmuş gözüküyor. Geçmiş 2 yıl milyon Eurolar sokağa atılmıştı. Ancak bu sezon başarı gelirse emin olun ki kimse geçmişin hesabını sormayacak.

Fenerbahçeli mutlu olacak… Gerisi unutulacak…

Başarının getirisi de mutlaka olacak…

Getiremeyenler ise her mecrada bir gün hesap verecektir…