Celal Başlangıç

Celal Başlangıç

Saray’ın bütçesi: Uyuşturucu baronlarına selam, savaşa devam!

Meclis’te 2023 bütçesi görüşülüyor ama herkes orada; karapara aklayıcıları, uyuşturucu baronları…

Kürsüde AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş var. Yani Erdoğan’ın TBMM’deki en uzun gölgesi…

Bu sırada Genel Kurul salonunda muhalefet milletvekilleri “Zindaşti, Zindaşti, Zindaşti” diye tempo tutuyor.

Kim bu Zindaşti, TBMM Genel Kurulu’nda, bütçe görüşmelerinde ne işi var?

Uyuşturucu baronu. İran’da 175 kilogram eroinle yakalanmış, idam cezasına çarptırılmış. Cezaevinden firar ederek Türkiye’ye kaçmış.

Bir süre sonra Türkiye’de de eroinle yakalanmış. Cezaevinde yatıp çıkmış. Cinayete azmettirmekten yeniden tutuklanıyor.

Erdoğan’ın başdanışman kadrosunda bulunan, kendini “tek adam rejiminin mimarı” ilan eden Burhan Kuzu’nun, Saray’ın gücünü de kullanarak yargı üzerinde oluşturduğu baskıyla serbest bırakılıyor.

Yeniden tutuklanmasına karar verilse de aradan geçen üç saat içerisinde buhar olup uçuyor Zindaşti.

Bir uyuşturucu baronunun Saray’la ilişkisini vurgulamak için AKP Genel Başkan Vekili Kurtulmuş konuşurken “Zindaşti, Zindaşti” diye tempo tutuyor muhalefet milletvekilleri.

Bütçe görüşmelerinde TBMM’den ilk kare bu; gelelim ikinci kareye…

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Meclis kürsüsünden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya beş soru yöneltiyor:

“Soylu’nun ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu (Bataklık)’ dediği operasyonda nasıl oldu da herkes serbest kaldı? İddianameden çıkarılan sanıkların Soylu’nun oğlu ile ne ilişkisi var? İstanbul Emniyeti, Soylu’nun oğlunun aracını sanıklara kiraladığı için mi aradı? Soylu’nun ‘Türkiye’den gönderdik dediği Sırp uyuşturucu lideri, hangi faaliyetleri yürüttü? Kolombiya’da yakalanan beş ton kokainin sahibi kim?”

Gelelim üçüncü kareye…

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu üzerinden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a yanıtını veremeyeceği bir soru yöneltiyor:

“Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili mahkemeler 23 Temmuz, 30 Eylül ve 1 Ekim 2020’de yurt dışına çıkış yasağı koydu. 13 Ekim’de 4. Sulh Ceza, 16 Ekim’de İstanbul 8. Sulh Ceza, 23 Ekim’de İstanbul 8. Sulh Ceza mal varlıklarına el koydu. 17 Kasım’da İstanbul’da 7. Sulh Ceza Hakimi Ramazan Çiçek tarafından hem mal varlıklarına el konulması kaldırıldı hem de yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı. Kaçmadan bir gün önce İçişleri Bakanı ile odasında görüştü. Yurt dışına kaçtıktan bir gün sonra, yurt dışına çıkma yasağı ve mal varlığına el konuldu. Sizin iktidarınızın İçişleri Bakanı, TBMM İçişleri Komisyonu’nda kayda alınan konuşmasında; Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili, bütün mahkeme kararları ile ilgili ve kaçmasıyla ilgili sizin Adalet Bakanlığı’nızı da kastederek, ‘Onu biz devletin en üst birimlerinden en alt birimine kadar birlikte kaçırdık’ dedi. Adalet Bakanlığınız buna alet oldu mu olmadı mı?”

Elbette bu karedeki sorunun yanıtı Adalet Bakanı Bozdağ’da yoktu. Gelelim Meclis’teki bütçe görüşmelerindeki dördüncü kareye…

Yine CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, o sırada TBMM’de bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a bir fotoğraf göstererek soruyor:

“Siz kendiniz, Veysel Filiz denilen 100 kilo eroin ile yakalanan kişi ile ilgili telefon edip de ‘Serbest bırakın’ dediniz mi, demediniz mi? Bununla ilgili gizlilik kararı aldırdınız mı, aldırmadınız mı?”

Oktay, eski Brüksel Büyükelçiliği Basın Danışmanı da olan Veysel Filiz’le olan fotoğrafı için “Kamuya ve basına açık bir toplantıda, kalabalıkta bir fotoğraf çektirmiş. Kendisini hiç tanımam” diyor.

Bunun üzerine Özkoç, Oktay’ın Filiz ile birlikte çekilmiş başka fotoğraflarını da göstererek iddialarını sürdürüyor:

“Dediniz ki ‘Bu Veysel Filiz ile kamuya açık alanda resim çektirdim’. Bu makamda çektirdiğiniz resim. Bu makamda çektirdiğiniz resim gibi daha dört beş tane resim var. Yani az önce yalan söylediniz. Peki, AK Parti’nin siyaset akademisinde ders veriyordu. Bu Veysel Filiz AKP’nin Avrupalı Müslümanlar Girişimi’nin sözcüsüydü. Bu Veysel Filiz 100 kilo eroin ile yakalandı. Pudracılara hocalık yapan Veysel Filiz. Az önce doğruyu söylemediniz. Yazıklar olsun size.”

Sanki Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023 bütçesi değil de, Saray iktidarının uyuşturucu baronlarına ve karapara aklayıcılarına devletin sağladığı teşvik ve destek imtiyazları konuşuluyor.

Çok değil, bundan yaklaşık 40 gün önce, 31 Ekim’de CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “uyuşturucu paralarını Türkiye’nin cari açığının finansmanında kullandılar” iddiasını gündeme getirdiği video kaydındaki sözlerine bir bakalım.

“Her türlü kara paranın ülkeye girmesine göz yumdular. ‘Getir, nereden getirirsen getir, kaynağını sormayacağım’ dediler ve bu kirli parayı yani milyar dolarları, yani uyuşturucu paralarını Türkiye’nin cari açığını finansmanında kullandılar… Gelelim ‘Okul önünde yakaladığınız uyuşturucu satıcısının bacağını kırın’ diyen namı diğer Fotoroman Süleyman’a. O da Fotoromancı ya, Saray da çok iyi biliyor ki bu uyuşturucuları kendileri davet ettiler bu ülkeye. ‘Paralarınızı getirin, her şeye göz yumacağız’ dediler ve göz yumdular.”

Ne yaparlarsa yapsınlar bütçenin iki yakası bir araya gelmiyor. Hatta bırakın ekonominin diğer göstergelerini, kaynak olmadığı için okul çocuklarına birer öğün yemek verilmesini bile reddediyorlar.

BOMBANIN BİR TANESİ 1,2 MİLYON DOLAR

Ama bütçenin hatırı sayılır bir bölümünü savaşa ayırıyorlar.

Bütçeden savaşa ayrılan payın ne kadar büyük olduğunu TBMM’deki görüşmeler sırasında itiraf ediyordu AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli:

“Çok konuşulmuyor, çok gündeme gelmiyor ama bu toprakları savunmak için çok büyük paralar harcıyoruz. Türkiye üç ülkede toprak bütünlüğünü sağlamak için bugün asker bulundurmak zorunda ve güvenlik için çok büyük paralar harcanıyor. F-16’lardan atılan akıllı mühimmatın tanesi 400 bin dolardan 1,2 milyon dolara kadar çıkıyor. En son yerli olarak geliştirdiğimiz nüfuz edici bombanın bir tanesinin maliyeti 1,2 milyon dolar. Fırtına obüslerinden sık sık atılan, çok namlulu roketatarlardan atılan bir mühimmatın maliyeti beş bin dolar. En ufak bir operasyonda binlercesi atılıyor.”

Yıllardır savaşa harcadıkları parayla Türkiye halklarının sofrasından her gün bir dilim ekmek eksiltenler artık neredeyse ülkenin büyük bölümünü yoksulluk ve açlık sınırına dayandırdılar.

Onun için savaş bir ülkeyi uçuruma sürükleyen koskoca bir kara deliktir. Bu deliği bir kez açtınız mı oradan karapara da uyuşturucu baronları da ellerini kollarını sallayarak girer. Hatta girmekle de kalmaz, ülkenin en tepesindeki makama kadar ulaşır.

2023 bütçesi de açıkça gösteriyor ki, yoksulun daha yoksul olduğu, açlığın fırın deleceği bir yıl daha bekliyor bu ülkeyi. Ama kimin umurunda!

“Yaparsa AKP yapar” deyip bize Saray’ın bu ucube bütçesini dayatıyorlar; uyuşturucu baronlarına selam, savaşa devam!


Celal Başlangıç: 1956 yılında İstanbul’da doğdu. 1975’te Ekspres’te gazeteciliğe başladı. 1978 yılında Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. Demokrat İzmir, Politika ve Cumhuriyet gazetelerinde muhabirlik, istihbarat şefliği, bölge temsilciliği, politika servis şefliği ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1995’te Evrensel Gazetesi’nin Kurucu Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlendi. Radikal’de 10 yıldan fazla süreyle “Zaman Mekan ve İnsan” röportajları yaptı. 2002’de Beyoğlu Gazetesi’nin Kurucu Genel Yayın Yönetmeni oldu. 2011’de İMC TV’nin Kurucu Yayın Kurulu Üyeliğinde bulundu. T 24, Haberdar ve Gazete Duvar haber sitelerinde köşe yazarlığı yaptı. 2017’de Artı TV ve Artı Gerçek’in Kurucu Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı.

Önceki ve Sonraki Yazılar