Kobani-Kumpas davasında yeni bir AİHM kararı (etti dört!)
9 Haziran’da, Ali Ürküt kararıyla; dördüncü ihlal kararımızı aldık! ...Bu karar, aynı MYK çağrısına dayanılarak açılan HDP kapatma Davası’nı da doğrudan ilgilendiriyor
Bazı insanlar pul koleksiyonu yapar. Bazıları düğme, bazıları madeni para toplar. Kimisinin oyuncak koleksiyonu vardır, kimisinin tespih…
Biz ise Kobani-Kumpas davası tutukluları olarak, AİHM ihlal kararlarının koleksiyonunu yapıyoruz. 9 Haziran’da, Ali Ürküt kararıyla; dördüncü ihlal kararımızı aldık! (Başvuru no: 17795/22)
Tıpkı daha önceki üç AİHM kararı (Selahattin Demirtaş no.2 ve no.4 kararları ile Figen Yüksekdağ Senoğlu kararı) gibi, Ali Ürküt kararı da 6 Ekim 2014’te HDP’nin Kobani’yle dayanışma ve IŞİD katliamını protesto amacıyla yaptığı Twitter çağrısının Suç unsuru içermediğini yineliyor. Dönemin HDP merkez Yürütme Kurulu üyesi olduğu için cezalandırılan Ali Ürküt’ün dosyasını inceleyen AİHM, MYK üyelerinin hukuki durumuna da açıklık getiriyor.
Bilindiği gibi, demokratik protesto çağrısı HDP MYK imzalıydı. Ortak suçlama MYK’ya yöneltilmişti. Cezalar MYK’ya verilmişti. Bir siyasi partinin MYK toplantısına katılmak, suç sayılmıştı!
İşte bu ortak suçlama konusunda, AİHM şu kararı aldı:
“Başvurucunun mensup olduğu siyasi partinin bir toplantısında sadece mevcut bulunması ve gösteriler için yapılan - şiddete tahrik olarak değerlendirilemeyecek – bir çağrıyı onaylamış olması, bir suç eylemi olarak yorumlanamaz. Tam tersine bu suçlamalar, sadece başvurucunun Sözleşme’deki (AİHS) haklarını kullanmasıyla ilgilidir.” (S35)
“Mahkemenin görüşüne göre, başvurucunun, HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun, çağrının müzakere edildiği toplantısına sadece katılmış olması, başvurucunun devletin birliğini ve toprak bütünlüğünü bozma ve başkalarını suç işlemeye tahrik etme suçlarını işlediğine dair makul şüpheye temel oluşturmaz” (S30)
Dava boyunca, mahkeme heyetinin en sık sorduğu soru, “MYK toplantısına katıldın mı?” olmuştu. Gerekçeli kararda, ikisi eşbaşkan olmak üzere 11 MYK üyesi hakkındaki hapis cezaları, MYK toplantısına katılmış olmalarına dayandırılmıştı. AİHM’in Ali Ürküt kararı, bu kolektif suçlamanın hukuksuz olduğu, hak ihlali oluşturduğunu saptıyor. Bir siyasi partinin MYK toplantısına katılmanın, demokratik protesto çağrısı yapmanın “suç eylemi olarak yorumlanamayacağına” hükmediyor. Dolayısıyla bu karar, tüm HDP MYK üyelerini kapsıyor. Tutuklu bulunan tüm MYK üyeleri için de emsal bir karar oluşturuyor.
Dahası da var. Bu karar, aynı MYK çağrısına dayanılarak açılan HDP kapatma Davası’nı da doğrudan ilgilendiriyor. Kapatma davası da demokratik protesto çağrısını suç, MYK’yı, dolayısıyla HDP’yi suçlu gören bir zihniyete dayanıyor. AİHM’in bu kararı, kapatma davasının da haksızlığını ortaya koyuyor.
Kararın sonuç bölümünde ise AİHM, Ali Ürküt’ün tutuklanmasının haksız olduğuna ve bu tutuklamanın siyasi bir amaç taşıdığına hükmetmiştir. Özgürlük ve güvenlik hakkının, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Aynı ortak suçlamalarla tutuklanan ve yıllardır haksız-hukuksuz hapiste tutulan tüm Kobani-Kumpas tutsaklarının durumunu tecil eden bir karardır.
Şu anda dosyanın bekletildiği Ankara 22. Bölge Adalet Mahkemesi, bu 4 AİHM kararını esas alarak, uzun yıllardır sürdürülen bu kumpas davasını, tutsakların çoktan hak ettikleri beraat kararıyla kapatmalıdır.