Yine bol gâvurlu bir haftaya girdik.

Sağ olsun ülkeyi yönetenler böyle bilmedikleri kelimelerle konuşmayı çok seviyorlar.

“Gâvur'a 'gâvur' demek bu 'gâvur'a düşer” diyelim ve başlayalım eğitime.

Türk Dil Kurumu ile başlayalım mı?

Gâvur

1. isim, din bilgisi Dinsiz kimse.

2. isim, din bilgisi Müslüman olmayan kimse:

"Onca yıl gurbetin kahrını, gâvurun ağzının kokusunu çekmiştik." - Muzaffer İzgü

3. sıfat, mecaz Merhametsiz, acımasız:

"Gâvur bana bir at parası vermeden kalkıp gidecek mi?" - Memduh Şevket Esendal

4. sıfat İnatçı.

Ama ben bu konuda yine bir 'gâvur'a güvenirim diyorsanız benim gibi, gelin Nişanyan Sözlük'e bakalım:

Gâvur

1. Zerdüşt dinine mensup, ateşperest, 2. Müslüman olmayan, kâfir

Not: Türkçe kullanımda kâfir sözcüğü ile birleşmiştir.

Benzer sözcükler: gâvur eziyeti, gebr

Nişanyan Sözlük'te açıklamalı bölüme bakarsanız hangi kaynaklarda ilk olarak bu kelimenin kullanıldığını da görebilirsiniz...

Yani Türk olduğunu sandığınız dilin yazım kurallarını bile bir 'gâvur'dan öğrebiliyorsunuz.

Dilin yaratıcısı 'gâvur' Agop Dilaçar'ı da analım burada.

Cumhurbaşkanı TC nüfus cüzdanını bulunduran ve Türkiye'ye karşı çalıştıklarını iddia ettiklerini kast ederek herhalde “Gâvurun ekmeğini yiyenler gâvurun kılıcını sallar.” demek istiyordu ama “Gâvurun kılıcını sallayıp üzerimize geliyorlar.” dedi.

128 milyarı yiyenler kimin kılıcını sallıyor acaba?

Neyse biz devam edelim.

Gâvur küfürdür sevgili okurlar.

Lamı cimi yok.

Yan çizmeye gerek yok.

Nasıl ki 'Negro' kelimesini siyah tenliler kullanabilir sadece, 'Gâvur'u da sadece 'gâvur'lar kullanabilir.

Kürtçe kullanılan Fıllah, Fellah, Fılle de aynı kapıya çıkar.

Yok 'çiftçi'ymiş yok 'emekçi' demekmiş diye kelimeyi güzel paketlediğimizde farklı kapıya çıkmıyoruz.

Belki 'Fılle' ile çok da fazla atasözü üretilmediğinden küfür şeklini anlamıyor olabilirsiniz.

Ama duygusunda ve yarattığı etkide pek bir fark yok.

Nefretten başka çıkışları kalmadı

Cumhurbaşkanı bunu bilmeden yapmış değil.

Açıklamaların, Aliyev'in Azeri çocukları Ermeni nefreti ile doldurmak için Bakü'de askeri parkın açılışı ile aynı döneme gelmesi, içindeki bu nefreti kusmasında önemli bir paralellik teşkil ediyor bence. Parkın girişinde katledilen Ermeni askerlerin miğferleriyle yapılan enstelasyonu milletine sanat diye pazarlayan zihniyet mümkün olan en çirkin mumdan heykellerle Ermeni askerleri canlandırmış Bakü'nün ortasında.

Geceleri çocukların rüyalarına girsin diye.

Bakülü sanatçılar verdikleri bir röportajda ilk kez güzeli değil çirkini yapmaya çalıştık diyor.

Güzel ile çirkinin ne olduğunun bile tartışıldığı Batı estetiğinden ne kadar da uzak olduklarını gösteriyor aslında bu tartışma.

Şimdi burada estetik tartışması yapmayacağım ama 'güzellik' tartışma konusuyken 'en çirkin' i yapacağım derken rezil olmak da bir Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na nasip oldu.

Aynı günlerde artık içindeki nefreti küfürlere dökerek kusmak da Türkiye Cumhurbaşkanı'na...

Öte yandan

Gâvurun kılıcı olsa?

Sizlere üzerinde yaşayacağınız yüzlerce mimari eser bırakmazdı.

Gâvurun kılıcı olsa?

Her geçen gün TOKİ'lerinizle yerle bir ettiğiniz kiliseleri, konakları, kültürel varlıkları yıkmanıza izin vermez, o iskelelerinizin iplerini keserdi.

Gâvurun kılıcı olsa?

Rahip Aho'yu hapse mahkum etmezdi.

Gâvurun kılıcı olsa?

Sevag Balıkçı'yı, Hrant Dink'i, Zafiris  Pinaris'i öldürmenize izin vermezdi.

Gâvurun kılıcı olsa?

Mezralıklarının üzerinde tepinmenize izin vermezdi.

Gâvurun kılıcı olsa?

Kiliselerde namaz kılmanıza izin vermezdi.

Uzun sözün kısası

Gâvurun kılıcı olsa?

Siz orada olamazdınız.

Gâvurun kılıcı yok.

Sayenizde 'Mozaik' dediğiniz memleketimizde %1 bile olmayan bir nüfusla 'gâvur'un bir adı kaldı, bir de mezarı.

Ama içinizde belli ki bitmeyen nefretinizde, küfürlerinizde kullanabileceğiniz kadar bir yara bırakmış.

Bu gâvurdan sizlere 'Hayırlı Cuma'lar...