Hayaldi gerçek oldu, kendi medyalarını da kapattılar!



Artı Gerçek

Saray artık imkânsızı başarmaya başladı. İktidarda oldukları halde çaresizlikten kendi medyalarını bile kapatmaya başladılar. Çünkü ne tirajları ne izleyicileri kaldı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın miting meydanlarında “Eyyy Aydın Doğan” diye başlayan nutuklar attığı günlerdi.

Tek başına iktidarı yitireceği 7 Haziran 2015 seçimlerine çok az bir süre kalmıştı.

Bıçağın sivri ucunda Doğan Grubu ve “Paralelci” televizyonlarla gazeteler var gibi görünüyordu.

O tarihte köşe yazarlığını yaptığım T24’e “AKP kazansa da kaybetse de Türkiye gazete ve TV mezarlığı olacak!” başlıklı bir yazı yazdım 21 Mayıs 2015’te:

“İlk bakışta AKP iktidarıyla bu iki medya grubu arasında geçtiği sanılabilir bu kavganın.

“Ancak medya sektörünü biraz da olsa bilenler için, işin aslının hiç de öyle olmadığı çok açık.

“Bu kavgada iktidarın temel stratejik hedefi; var olan ve gelecekte de var olacak bütün muhalif gazete, televizyon ve internet sitelerini tümüyle susturmaktır.

“AKP bu seçimden tek başına bir iktidar çıkartırsa Türkiye gerçekten el konulmuş, kapatılmış gazetelerden, yayın yapamayan televizyonlardan oluşan bir mezarlığa dönüşecek.

“Yok, tersi olur da AKP tek başına iktidarı alamazsa da yine bir gazete ve televizyon mezarlığı oluşacak bu ülkede.”

Öngörmeye çalıştığım sürecin iki seçeneği vardı. AKP tek başına iktidarı alırsa kendine biat etmeyen gazeteleri, televizyonları büyük ölçüde kapatacaktı. İktidarı kaybederse de Saray’dan beslenen medya organları kendiliğinden çökecekti.

Sonuçta kanlı bir süreçle yenilenen 1 Kasım 2015 seçimlerinde AKP tek başına iktidara geldi.

Ama biat etmeyen medyaya karşı en büyük operasyonu 15 Temmuz başarısız askeri darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal’le vurdu.

Erdoğan iktidarı OHAL’e yaslanarak 200’e yakın gazeteyi, dergiyi, ajansı, radyoyu, yayınevini kapattı.

Kapatamadığı muhalif gazetelere, televizyonlara bugünlerde ekonomik cezalar vererek, Basın İlan’dan aldıkları ilanları keserek nefes borularını tıkamaya çalışıyor.

Tamam, buraya kadar dört yıl önceki öngörümün tuttuğunu söylemek mümkün.

Ancak bir üçüncü şıkkı öngörmemişim; o da, Erdoğan’ın iktidarda olduğu halde sadece muhalif medyayı değil, Saray’dan beslediği kendi gazetelerini de kapatmak zorunda kalacağı…

Evet, öngörülmesi çok kolay olmayan bir durum ortaya çıktı ve Erdoğan Saray’dan beslediği iki gazeteyi, Star’ı ve Güneş’i 2019’un son günü kapattı.

Gelen haberlere göre yine Saray’dan beslenmeli başka gazete ve televizyonlar da kapanacakları günü bekliyor.

31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde AKP’nin büyükşehirleri, özellikle de İstanbul’u kaybetmesi belli ki iktidarda büyük bir yara açmış. Artık bazı yayın organlarını taşıyamaz hale gelmişler.

Aslında Saray’dan beslenmeli medyanın izlenme ve okunma oranları çok düşüktü. Kamu bankalarının kredileriyle, kamu kuruluşlarının, AKP’ye bağlı yerel yönetimlerinin destekleriyle ayakta duruyordu.

Yani Erdoğan iktidarı, okunmayan, izlenmeyen kendi yandaş yayınlarının külfetini bütün Türkiye insanlarının sırtına yüklemişti çok uzun süredir.

Ele geçirdiği gazeteleri ve televizyonları kendi müteahhitlerine dağıtan Erdoğan, bu yayınların sürdürülebilirliği için de ayrıca yeni kaynaklar yönlendirmek zorundaydı.

Bakın, 2015 Mayıs’ında bir zamanların “tiwitter Fenomeni” Fuat Avni’nin bugüne kadar yalanlanmayan mesajı dört yıl öncesinden bugüne dek yaşanılan gerçeği gözler önüne seriyor.

“Yezid, iki danışmandan gerçek tiraj ve etki gücüyle ilgili rapor istedi. Birbirini doğrulayan iki rapor Yezid’i öfkeden çıldırttı.

Sabah: 107.000

Vakit: 3.300

Akşam: 5.500

Güneş: 7.100

Yeni Şafak: 19.200

Takvim: 24.000

Star: 17.600

Milat: 1.000

Zift medyası, tetikçilik yapmaktan öteye gidemiyor. Ve bu pahalı tetikçiliğin gereğini yapamıyor. Artık kimse onları ciddiye almıyor.”

Bunlar hem de dört yıl önceki Saray’dan beslenmeli gazetelerin satış rakamları. Şimdi bundan çok daha fazlasıyla yerlerde sürünüyor tirajları.

Ama o dönemin yani 2015’in tiraj raporlarına bakarsanız kapatılan bu iki gazete de 100 binin üzerinde satıyor görünüyor.

Hem de o yıllarda Türkiye’de günlük gazete dağıtımı yapan iki gazete pazarlama şirketi vardı. Biri Hürriyet’in Yay Sat’ı, diğeri de Sabah Grubu’nun Turkuvaz Dağıtım’ı.

Demirören, Hürriyet grubunu alır almaz yaptığı ilk iş Yay Sat’ı kapatmak oldu.

Şu anda Türkiye’de günlük gazete dağıtımı yapan tek bir şirket kaldı; başında damat-bakan Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın olduğu Turkuvaz Dağıtım… Yani bu ülkede kim günlük gazete basarsa bassın götürüp Saray’a teslim etmek zorunda dağıtılabilmesi için.

Bu bile yetmedi Saray’ın kendi beslediği gazeteleri sürdürebilir kılmasına.

İşin ilginci Turkuvaz Dağıtım’ın tiraj raporlarına göre Star ve Güneş gazeteleri kapatıldıklarında biri 101 bin, diğeri de 102 bin gazete satıyor görünüyordu.

Aslında bu gazetelerin kapatılması satış raporlarının da ne denli düzmece olduğunu ortaya çıkardı. Çünkü konuyla yakından uzaktan ilgilenen herkes bilir ki 100 bin satış rakamına ulaşmış bir gazetenin zarar etmesi imkânsızdır. Hele arkasında Saray desteği de varsa…

Önceki gün Yeni Çağ’da Murat Ağırel yazdı. Büyük bölümü 2017-2019 yıllarında olmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi internet siteleri, gazeteler, dergiler ve televizyonlara 57 milyon liralık reklam dağıtmış.

Bu paranın 5 milyon 764 bin lirası kapatılan Star ve Güneş gazetelerinin sahibi olan Türkmedya’ya gitmiş.

Gelen kulis bilgilerine göre bir kamu bankası son bir yılda her ay 10’ar milyon lira kredi vermiş bu iki gazetesini kapatan gruba.

Ancak krediler tahsil edilememiş ve banka yönetimi Saray’a çıkıp durumdan yakınmış. Bazılarına göre bu tablo karşısında Star ve Güneş’in kapatılmasına Erdoğan karar vermiş.

Aslında tüm bu yaşanılanlar Saray iktidarının büyük bir çözülme noktasına geldiğinin göstergesidir. Bütün muhalif, Saray’a biat etmeyen medyayı susturan Erdoğan iktidarı artık kendi yayın organlarını da kapatmaya başladı çaresizlikten.

Saray imkânsızı başardı. Hayaldi gerçek oldu, kendi medyalarını bile kapatmaya başladılar.