‘Yerli otomobil’de Jet Fadıl bile olamadılar!



Artı Gerçek

Sahneye ‘yerli’ diye bir otomobil çıkartıyorlar, neresinin yerli olduğunu bile açıklayamıyorlar. 20 yıl önce Jet Fadıl’ın vaat ettiği ‘yerli otomobil’in hiç değilse bir fabrika arsası vardı.


Aslında Türkiye çok eğlenceli bir ülke; hani yurttaşı olmasak, daha çok eğleneceğiz.

Ama doğup büyüdüğümüz ülkenin halini görünce gülmekten çok bir iç burkulmasıyla katılıp kalıyoruz.

Şu “yerli otomobil” tiyatrosu bile aslında başlı başına bir kara mizah örneği.

Aranıp da bulunan “babayiğit” işadamlarının oluşturduğu Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu (TOGG) otomobil tasarımı yapan Pininfarina’ya bir “yerli otomobil” siparişi veriyor.

Biten prototipler İtalya’dan Türkiye’ye getiriliyor ve Çeşme Gümrük Kapısı’ndan yurda sokularak gizlice Gebze’ye taşınıyor.

Geçtiğimiz günlerde de “gösterişli” bir törenle ilk yerli ve milli otomobil TOGG’un “ön gösterimi”ni yaptı Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Her olayda olduğu gibi toplum gene ikiye bölünmüştü.

İktidar yanlıları olanlar “koltuğu da pek güzelmiş”, “vites kolu pek şirinmiş”, “amanın dört tane de tekerleği varmış” diye “İtalya’dan gelen yerli”ye güzelleme yapıyorlardı.

İktidar karşıtları da “neresi yerli bu otomobilin” diye soruyorlardı.

İtalyan Pininfarina şirketinin çeşitli ülkeler ve şirketler için ürettiği, bu zamana kadar fuar fuar gezen bir modele çok benziyordu “yerli otomobil.” Görüntü panelinden başlatma tuşuna kadar hepsi İngilizceydi.

Tek “yerli” olan da İtalyan firmasına yaptırılan prototipler için Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinden ödenen paraydı; o da Dolar bazında.

Bu arada prototipler için İtalyan şirketine devletin kasasından kaç lira verildiği gizli tutuluyor, açıklanmıyordu.

Daha önce “ön gösterim”den sonra Erdoğan’ın TOGG’la test sürüşü yapacağı açıklanmıştı. Ancak Erdoğan törenden sonra “hava yağmurlu, saha çamurlu” gibi gerekçelerle bu test sürüşünden vazgeçtiğini açıkladı.

Ancak “münafıklar” yine iş başındaydı; “niye, silecekleri mi çalışmıyor”, “damı mı akıyor”, “yoksa İtalyanlar bu prototipi Roma dondurmasından mı yaptı, erimesinden mi korkuyorsunuz” diye söylenmeye başlamışlardı.

Ama bütün yandaşlar daha fabrikasının temeli bile atılmamış “yerli otomobil” için sipariş verme kuyruğuna girdiler. Hatta bu “yerli otomobil” tiyatrosuna bazı CHP’li belediye başkanları da katıldı.

Saray’dan beslenmeli yandaş medya da gazı veriyordu; “Yerli otomobile sipariş yağıyor”, “Binlerce yerli otomobil siparişi geliyor.”

Bunları görünce insana bir “dejavu” duygusu geliyor ama bu bir duygu değil, gerçek. Çünkü biz bu filmi daha önce gerçekten görmüştük; hem de 40 milyon Euro bilet parası ödeyerek.

Her seçim öncesi ortaya atıldığı gibi verdiği “yerli otomobil” siparişini 7 Haziran 2015 seçimlerine yetiştiremeyen AKP iktidarı 1 Kasım 2015 erken seçimlerinden önce açıklamayı başarmıştı.

Dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık erken seçim öncesi “yerli otomobil” müjdesini sosyal medya hesabından verdi.

Görüntüler ortalığa düşer düşmez bir makara başladı ki sormayın. “Yerli otomobilimiz meğer ‘Milli Cadillac’mış” diye tiye alanlar bile vardı.

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Emre Özpeynirci o tarihte çok iyi anlatmıştı “Milli Cadillac” hikâyesini.

“Yani görünen o ki, iflas eden bir şirketin modeliyle tarih olan bir modelin kalıplarını almışız ve yerli oto yapmışız. İşte Bakan Işık’ın gösterdiği kamuflajlı araç, Cadillac’ın Avrupa’da başarı elde edemeyen BLS modeliyle Saab 9-3’ün karışımından başkası değil.”

2015’te de tıpkı bugünkü gibi Saray’dan beslenmeli yandaş medyanın sayfaları, ekranları “yerli otomobile sipariş yağıyor” başlıklarından geçilmiyordu.

Hatta “Saray bülteni” Sabah Gazetesi 27 Ekim 2015 tarihli haberine müthiş bir başlık atmıştı:

“İlk yerli otomobil 5 milyon TL’ye satıldı.”

Habere göre Bakan Işık “yerli otomobil”e çok ciddi bir ilgi olduğunu söylüyordu:

“Her gittiğimiz yerde, ‘ilk arabayı ben almak istiyorum, kesinlikle alacağım, biz arkadaş grubu olarak alacağız, şirketteki tüm arabaları yenilerim’ gibi tepkilerle karşılaşıyoruz. Bir anekdot paylaşayım, ilk otomobili sattım. Gebze’de hayırsever bir iş adamımız ilk otomobili almak istediğini söyledi. ‘Olur ama pahalı olur’ dedim, beş milyona sattım ilk otomobili.”

“2018 yılında yollarda olacak” diyordu Bakan Işık.

Bugün 2019’u bitirip 2020’ye gireceğiz, fabrikasının temeli bile atılmadı. İlk “yerli otomobil” belli ki hurdaya çıktı.

AKP iktidarı, dört yıl aradan sonra 2019’un bitmesine dört gün kala ikinci kez yaptı “yerli otomobil” hamlesini. 2015’te ilk “yerli otomobil”i beş milyona bir girişimciye satan dönemin bakanı, Kocaeli Milletvekili Işık, Erdoğan’ın yaptığı “yerli otomobil”in “ön gösterim” töreninde ortada bile görünmedi.

Neyse ki hafızası kuvvetli sosyal medya kullanıcıları hala vardı. Önceki gece bir sosyal medya kullanıcısı Kocaeli Milletvekili Işık’ı etiketleyerek bir mesaj attı:

“Yerli (!) otomobil için İsveçli SAAB marka otomobile 40 milyon Euro ödemiştik ya! Prototip vs diye getirip reklam yapmıştık ya! Ne otomobil kaldı, ne 40 milyon Euro kaldı. 250 milyon liramız daha çöpe gitti. Ne hesap veren oldu, ne de hesap soran. İyi uykular Türkiyem.”

Belli ki “ilk yerli otomobil” girişimi başarısızlıkla sonuçlanan dönemin bakanı Işık’ı uyku tutmamıştı. Bu mesajı gece 02.00’de yanıtladı.

“Benden açıklama bekleyen herkes için kısa süre içersinde açıklama yapacağım inşallah.”

Aslına bakacak olursanız bu “yerli otomobil” işini en ciddiye alan kişi Fadıl Akgündüz’dü. Ya da daha yaygın adıyla Jet Fadıl.

“İlk yerli otomobil” için 1999 yılında Siirt’te otomobil fabrikasının temelini attı. Osmanlı’nın 700’üncü, Cumhuriyet’in 76. kuruluş yıldönümünde, İngiltere’de yaptırdığı otomobilin prototipini, “yerli otomobil, yerli otomobil” diye yanıp tutuşan Türkiye ahalisinin önüne koydu.

Jet Fadıl bu “ilk yerli otomobil”e “İmza” adını koymuştu.

Görkemli törenlerle, ünlülerin katıldığı gecelerde İmza’yı tanıtmıştı.

Hatta İmza’yı Cenevre Otomobil Fuarı’nda dünyanın beğenisine sunmuştu.

Türkiye’nin en gözde televizyon kanallarına avuç avuç para ödeyerek bütün bu gösterilerin canlı yayınlarla ekranlara gelmesini sağlamıştı.

Bunlarla da sınırlı kalmayıp Siirtspor’un finansörü olmuş, adını Siirt Jet-Pa Spor olarak değiştirdiği takımı birinci lige yükseltmiş; Sergen Yalçın, Tanju Çolak, Alpay Özalan gibi dönemin ünlü futbolcularını transfer etmişti “ilk yerli otomobil” aşkına.

Erdoğan inanmazsa o dönemi Alpay Özalan’a sorabilir. Çünkü Özalan şu anda AKP sıralarında milletvekili olarak oturuyor.

Hiç değilse bir alanı telle çevirmişti Jet Fadıl. Ortasına bir kulübe kondurmuştu. Kapısına “Otomobil Fabrikası İnşaat Alanı” tabelası asmıştı. Maketi bile vardı yapacağı fabrikanın.

Hatta o otomobil fabrikası hatırına 2002 seçimlerinde Siirt’ten bağımsız milletvekili bile seçilmişti Jet Fadıl.

Yani demem o ki, AKP iktidarının iki kez yaptığı “yerli otomobil” üretim hamlesini 20 yıl önce Jet Fadıl şimdiki Saray yönetiminden daha başarılı ve daha inandırıcı yapmıştı.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------

2020 BARIŞ, ADALET VE ÖZGÜRLÜK YILI OLSUN!

Bu yıl da insandan ve hayattan yana duruşumuzu inatla sürdüreceğiz.

Çünkü insan varsa mutlaka umut da vardır.

Tüm Artı Gerçek okurlarının ve Artı TV izleyicilerinin yeni yılı kutlu olsun.