PARIS SAINT GERMAIN: 5  GALATASARAY: 0

Çıktı ne dedi:

"Türkiye'den bir teröriste Nobel verdiler..."

Peki sarayın iletişim başkanı ne dedi:

"Orhan Pamuk söz konusu değil. Kastettiği, Türkiye düşmanı ideolojik yaklaşımları ve terör faaliyetleri bilindiği halde Nobel'e aday gösterilen ya da farklı uluslararası örgütlerce ödüllendirilen isimlerdir..."

Tabii canım; adam niye Nobel Edebiyat Ödülü aldığında kutladığı adamı kastetsin.

İyi de, Aziz Sancar mı terörist dediği?..

***

Ardından bir inci daha:

"Şu ülke, bu ülke ve şahsım..."

Elma-armut mantığı.

Akıl, matematik, ahlak, siyaset hak getire...

***

Galatasaray, Avrupa defterini Brugge'den uzatmada yediği golle zaten kapatmıştı. Rakiplerinden PSG şampiyon olabilir mi?

Çok rahatlıkla ve alnının akıyla olabilir...

Ama durun yahu.

Bizimkine havale edin, kurtulun.

Diyeceği şudur:

"Bunların eski first lady'si Bayan Mitterrand Leyla Zana'ya 'kızım' diye hitap ederek teröre destek vermişti. Dolayısıyla bunların alacağı kupanın şahsım açısından değeri yoktur..."

***

Bu maçın teknik analizine gelince...

Yüzotuz kiloluk dev ile kırksekiz kiloluk fakiri ringe çıkarıp dövüştürürseniz teknik analiz mi olur?

Ama konu madem ki Türkiye'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcisi Galatasaray; değerli okurum Salim Kasap beyefendinin bu maçtan önce gönderdiği ve zikrettiği fikirlerin çoğuna katıldığım mektubuna bırakıyorum...

***

“Mustafa Bey merhaba; 

R. Madrid-GS maçından beri yazmak istiyordum. Maç öncesi arkadaşlarla sohbetlerimizde, İstanbul olmadı ama Madrid'te 6 yer döneriz diye konuşmuştuk. Görünen köy kılavuz istemezdi; istemedi de zaten… Galatasaray'ın anlı şanlı yöneticilerinin, başkanlarının Fatih Terim aşkı nereden geliyor ve neden bitmiyor? FT'nin kulübün borçlarının en az yüzde 80'inden sorunlu olduğunu, bu borcun yaptığı yanlış transferler ve gereksiz harcamalardan kaynaklandığını hiç kimse görmüyor mu? Örnek 4. Terim döneminde 24 oyuncu gelmiş, 19 oyuncu gönderilmiş.

***

Gelenler pahalı, gidenler bedava diye düşünebiliriz. GS'nin kayıtlarında hangi sene kim alındı, kim satıldı, hangi oyuncunun maaşı nedir, komisyonculara ne ödendi? Defterler açılsa bakılsa her şey ortaya çıkar. Bir ipucu: GS’nin toplam borçları yıllara göre (2014-bugün) 347/516/488/653/889/1169 milyon lira tutarlarında… 

***

Sorular şöyle: FT başarılı mıdır? Takım göze hoş gelen iyi futbol oynayabiliyor mu? Takım içerisinde arkadaşlık duyguları ne durumda? Şu videoyu 2-3 defa izledim; zeki, çevik ve ahlaklı sporcu nasıl olur, insanlık nedir, alçakgönüllü nasıl olunur sorularının cevabını barındıyor.

Bu sporcuları yöneten adamın adı Jürgen Klopp… Futbol nedir? En basit anlatım şekliyle; bilim, sanat ve sporun harikulade bileşiğidir. Bilimdir, çünkü futbolcuların yemesinden içmesine, yaşantısına, eğitimine, ruhsal durumuna kadar her şeyi ile ilgilenir. Bilimdir, çünkü çok çeşitli çalışma ve antrenman şekilleri vardır, rakibin analizi vardır, kendi analizin vardır. Menecer kendisini sürekli geliştirmelidir, lider olmalıdır. Sanattır, çünkü son noktada Muhammed Salah'ı serbest bırakır, Mane'yi serbest bırakır… Transferi de bilimsel yaparlar. İşte örnek bir makale... 

***

Real'den 6 yedikten sonra spor yazarlarının, (pardon skor yazarları demek gerekirdi) neredeyse tamamını okudum. Hepsi GS'nin ruhsuz olduğundan, ruhsuz oynadığından bahsediyordu. Hiçbirinde oyun sisteminden de, taktik disiplinden de, oyuncu seçiminden de, GS'nin bu duruma nasıl geldiğinden de, Real'in bugünkü düzeye nasıl ulaştığından da tek bahis yoktu. Sürekli bir gaz ve toz bulutu. Görevini lâyıkıyla yapan çok az yazarı tenzih ederek söylüyorum; bu şekilde para kazanılabiliyor olması akıl alır gibi değil.

“Okuyucu bunu istiyor” demek ise varoşluğun itirafı… FT'nin son 40 Avrupa maçına bir bakalım; kaç galibiyet var, kaç gol attık, kaç yedik?

***

Son 18 maçın ikisini kazanabilmişiz. Peki bu teknik direktör hangi kritere göre başarılı? Şu videoda görülen kritere göre mi? 

***

Bir de bizim futbolcuların yağ tulumu olma meselesi var. Hiç mi çalışmaz bu adamlar, hiç mi antrenman yapmazlar; teknik ekibe sormak lazım. Dakika 60, bizde pil bitiyor.

Avrupa takımlarının en mütevazı bütçeli olanı bile bize sahayı dar ediyor. Sakın şimdi kimse bana “İyi de, onların piyasa değeriyle bizimki arasında uçurumlar var” falan demesin. Mesela “geleceğin takımı”nı kuran Brugge’nin borsa değeri 130 milyon Euro. Buna karşılık, “geçmişin takımı”nı bile kurmaktan çok uzak olan GS’ye biçilen değer, bunun sadece 8 milyon Euro altında. Yani Brugge’ye kiralayarak kurtulmaya çalıştığımız M’baye Diagne’nin transferine harcananın çok altında bir fark… Kafanızı şişirmedim umarım. Sevgiler, saygılar, iyi çalışmalar...