Erdoğan öldüğünde ne olacak?



Artı Gerçek

Cenab-ı Rabbim Sisi'den, Trump'tan, Putin'in ömründen alsın, uzun adamınkini uzatsın. Ama bir gerçek var: O da bir fâni.


ALANYASPOR: 2  GALATASARAY: 0

 

Bir insanın dünyaya gelmesi ne kadar doğalsa, gitmesi de o kadar doğal...

Buna rağmen, kuşkum yok ki, yazının başlığını okuyan çeşitli ülkelerden milyarlarca kişi, içinden ya da yüksek sesle, "Allah yazdıysa bozsun; ağzından yel alsın" gibi temennilerde bulunacaklardır...

Azizler azizi, asrın liderimiz için benim de en büyük dileğim, dalya demesi; torunlarının çocuklarını, hatta onların torunlarını görmesi...

Depremden sonra Elazığ'da söylediği bir söz, onun neden bu kadar çok sevildiğini açıkça ortaya koydu:

"İstersen altınla kaplı sarayda otur, isterse trilyonların olsun... Sonunda gideceğin iki metrelik çukur..."

Ardından bir şey daha söyleyecekti ama o kadar duygulandı ki, sözcükler boğazında düğümlendi.

Tahminimce, "Hak tecelli ettiğinde, tüm servetimin Kızılay'a verilmesini vasiyet ediyorum" diyecekti... Yine de bunu bir gün mutlaka söyleyeceğine inancım sonsuz...

***

Böylesi gönlü zengin insanlar yok sanmayın sakın.

İşte Nagatomo...

Galatasaray, Japon futbolcuyla imzaladığı sözleşmeye, "süre dolmadan takımdan gönderilmesi halinde 1 milyon euro ödeme garantisi" eklemişti. Ve şahsen zevkle izlediğim bu güzel insana, mukavele süresi dolmadan "Parayı ödeyeceğiz, git" dediler. Nagatomo ne dedi, duydunuz mu? "Kararınıza saygılıyım. Ama hak etmediğim parayı almam..."

***

Maçı izlerken tam da Nagatomo'nun bu jestini düşünüyordum ki, ne gibi bir mesleği olduğunu bir türlü öğrenemediğim Jimmy Durmaz adlı arkadaş, şutu direkten dönünce, (topa mı direğe mi çözemedim) sinkaflı bir küfür savurdu. Haaa, belki de kendi ayağına sövmüştür...

Oysa hatayı yapan Nagatomo olsa, işin yoksa kırk gün gözlem altında tut ki, samuray kılıcıyla bir halt etmesin...

***

Kupa maçı olarak, ilkyarı fena sayılmazdı. Alanya'nın golü de takdiri hak etti. Ancak hakem Ali Şansalan'ın sarı kartı çok ucuz. Hele Taylan'ın, topu kurtarırken ayağının rakibe temas etmesine bırak kartı, faul çalmak bile hatadır...

Bakalım ikinci yarıda gereksiz kartlardan biri can yakacak mı?..

***

Yağmur hızını artırdıkça maç daha da zevklendi. Hele Fernandez'den rövaşatayla ikinci gol geldi ki, yılın golü seçilse hakkıdır...

Feguli'yle Adem kenarda, Jimmy hâlâ sahada.

Yoksa Fatih beyler lig şampiyonluğunu garanti görüyor da kupayı umursamıyor mu?..

Bak "Muslera neden yok" demiyorum. Çünkü goller o kadar usta işiydi ki, Okan'ın yapacağı hiçbir şey yoktu...

Bir de herkes Onyekuru'ya jet motoru takılı sanıyor herhalde. Nasıl olsa yetişir diyerek, ayağına top gelen, çocuğun doksandokuz metre ötesine atıyor...

***

Bu maçın rövanşında ne olur?

Bana sorarsanız, hiçbir sonuç sürpriz sayılmamalı. Çünkü Alanyaspor tuttu mu koparan bir takım. Galatasaray da ideal kadrosuyla zoru kolaya çevirebiliyor...

Kupa maçları dünyanın her yerinde sürprizlerle doludur.

Sürpriz olmayan ise, Trabzon Valisi'nin, kabak gibi görüntüye rağmen, bordo-mavili fanatiklerin Fenerbahçelilere tabanca değil, telefon gösterdiğini söylemesidir...

Sürpriz değil çünkü damat bey hazretleri Trabzon'da tribün şov yapar da akepe valisi onun havasını bozabilir mi?

Nerde o babayiğit...

***

Sahi, aklıma gelmişken:

Fenerbahçe otobüsüne beş yıl önce ateş açarak şoförü yaralayan ve tüm kafileyi taammüden ölümün eşiğine getirenler ne oldu?..