Rahşan Ecevit, ‘Sen ne şeker şeysin’ demiş



Artı Gerçek

Kader falan değil. Her alanda ağzımıza bir kaşık bal sürülür. Bir de bakarsınız ki, o bala siyanür karıştırılmış.


GALATASARAY: 1 BRUGGE: 1

Brugge, Bruges, Brügge…

Çeşitli dillerde, farklı telaffuzlarla anılan bir kent.

Ama hepsinde de anlamı “köprü…”

14’üncü yüzyılda Fransızların istilasına uğramış. Şehrin kanallarında su kızıla boyanmış. Fransızlara da dillerine de nefret duyan yerel halk, yani Flamanlar, kendi dillerindeki Brugge’yi tercih ediyor.

Yarın bir referandum yapılsa, kahir ekseriyetle Belçika’dan ayrılma kararı çıkar.

O gibi yani… (Bu terimi, 70’li yıllarda Ankara Oran Sitesi’ndeki kapı komşumuz Rahşan Ecevit’e evde yardımcı olan Elmas Hanım kullanırdı. Haftada bir gün de bize gelirdi. Başbakan’ın hanımı bir gün her ne vesileyle ise “Kız Elmas; sen ne şeker şeysin öyle” demiş. Gel de şimdi sen bu hatunun yevmiyesine ikibuçuk lira zam yapma…)

***

Pardon. Konumuz futbol maçıydı, değil mi?

Üstelik Galatasaray bugün ve 11 Aralık’taki PSG maçlarında rakiplerine altışar gol atarsa, tur atlayacak.

Yani durum bu kadar ciddi.

Peki öyleyse…

Galatasaray iki maçta bir düzine gol atmanın benim fantezim olduğunu sezmiş olmalı ki, UEFA'ya niyetli başladı. İlk tehlikeli pozisyonu da yarattı. Bakalım bu iştah gol getirecek mi derken, Adem baba sezonun ilk golünü 11'inci dakikada "köprü"nün iki direğinin arasına gaydırı guppak yapıverdi. Bu andan sonra ilkyarıda iki takım da birer gol fırsatı yakaladıysa da değerlendiremedi.

Haydi hayırlısı...

***

46'ncı dakika, konuğun gol iştahıyla başladı. İlk tehlikeli şutu, Muslera haberi olmadan kurtardı. Yere düşerken açılan koluna çarpan top geri döndü...

Galatasaray'ı öne geçiren golün sahibi Adem baba 70'de öyle bir gol kaçırdı ki, evlere şenlik. Behey çocuk; Ömer'den muhteşem bir orta gelmiş. Kaleye yedi metre mesafedesin. Artistik vuruş yapmanın ne âlemi var yahu...

***

İkinci yarının ortalarında maç artık Cimbom'a gelmeye adamakıllı meyillendi. Futbolculardı elbette buna yol açan. Galatasaraylılar, anamızın liginde umduğunu bulamamanın acısını çıkarmanın peşinde, Bruggeliler ise hiç değilse Kupa 2'de devam etme telaşındaydı. Ve bu telaş, çok önemli pozisyonları harcamalarına neden oldu...

***

Ama ah o 90+ yok mu ya. Olacak şey miydi be. Ama oldu. Ve Brugge, bu dakikadan sonra gördüğü iki kırmızı kartla UEFA'yı yakalayan taraftı.

Cümleten geçmiş olsun...