Mustafa Cengiz'e bayılmıyorum

Dursun Özbek'e de bayılmazdım

Buna rağmen, Dursun durmasın diye, son seçimde listedeki Abdürrahim'in üzerini çizip yerine yedek üyeyi yazarak oyumu Cengiz'e verdim...

Şimdi diyorum ki, keşke Canaydın gibi bir aday olsaydı da ona verseydim.

Ama yoktu... 

***

Bunlar sadece benim görüşlerim değil. 

Kulübün gerçek sahiplerinin, Galatasaray Liselilerin çoğunluğunun görüşü. 

Buna karşılık, Mustafa Cengiz'in, konuşmalarında islami mitolojiye, yani hadis mi değil mi kimseciklerin bilmediği veciz sözlere yer vermesine rağmen, benim de üyesi olduğum Divan Kuru'nun başkanı Eşref Hamamcıoğlu'nun başkana "yalancı" demesi hadsizliktir. 

Hele hele Hamamcıoğlu, bu tuhaf çıkışından bir süre sonra, medyadaki adamlarına, başkanlığa aday olduğunu yazmaları konusunda ricada bulunmuşsa, destek mestek beklemesin... 

***

Gelelim maça...

Galatasaray, VAR hakemi ve fanatik cimbomlu Suat Arslanboğa'nın göz göre göre faulle gelen golü geçerli saymasıyla öne geçtiyse de, devrenin sonunda Erzurum, Marcao'nun, mahalle maçında bile ayıplanacak faulü sonucu kazandığı penaltıyla eşitliği sağladı... 

İkinci yarı kör dövüşü şeklinde geçerken, Galatasaray, Falcao nam zatın artistik golüyle yeniden öne geçti... 

***

Aaa, o da ne? 

Adını anmak istemediğim rte destekli, gazeteci düşmanı şahıs, geçen haftadan ders alınmamış gibi, yine sahada. 

Bu torpilli vatandaş o kadar yararlı ki, oyuna girmesinden saniyeler sonra Falcao ikinci sarıdan atılıyor... 

Ardından kendisi de insafsızca bir faulden sonra sarıyı görüyor. 

***

Gariban Erzurum'un yerinde kim olsa, Galatasaray değil üç, 1 puanı bile rüyasında göremezdi. 

Ama seçim yaklaştı. 

Olacak o kadar canım...