İlk kırılma anı 29'uncu dakikaydı. 

Muslera'yla karşı karşıya kalan Pedro çalım değil de gol atsa, Galatasaray da lige havlu atabilirdi. 

Aradan daha 1 dakika geçmeden bu kez Falcao'nun kafayı yanlış açıyla vurup topu kale yerine dışarı göndermesi ise, "Karşılaşmanın favorisiyle ilgili bir yorum yapmak için henüz erken" dedirtiyordu... 

***

Falcao'nun, devrenin bitimine 1 dakika kala gelen golünde de, öne geçen takımın üç puanı götüreceğine ilişkin bir kanaat oluşmamıştı şahsımda. Tamam, topa sahip olmada üstünlüğü vardı Galatasaray'ın ama biz daha ne maçlar görmüştük, yüzde 12'ye karşılık yüzde 88'le topa sahip olunmasına rağmen puanların kaybedildiği... 

***

Kayseri kötü olunca, konuğu elbette daha iyi göründü. 

Ancak Galatasaray'ın duran topları hiç çalışmadığı bu maçta da sırıttı. 

Fernandes çok iyi niyetli. Ne var ki henüz ham. 

En tehlikeli futbolcu, takımı gole gittiği sırada yaptığı basit hata yüzünden kalesinde gol tehlikesi doğmasına neden olandır bence. İşte bu çocuk öyle bir tip... 

Tekaüt olmak için gün sayan Falcao'nun golü, gençlik günlerindeki benzer pozisyonların izdüşümüydü.

Galatasaray'ın, fark 3'e çıktıktan sonra vakit geçirmesi ise, ekran başındaki seyircilere saygısızlıktan başka bir şey değildi... 

***

"Görevliler Ali Sami Yen sahasını ihmal etti" dediği için Belhanda'nın sözleşmesi feshedildi ya. 

Erman Toroğlu'na sordular konuyla ilgili düşüncelerini. O da "Bunlar terbiyesiz adamlar. Belhanda da, meneceri de" karşılığını verdi. 

Biz Mersinliler, büyük amcası Mithat Toroğlu'ndan (geniş bilgiyi salname uzmanı Nihat Taner beyefendiden alabilirsiniz) dolayı bu aileye saygı duyarız. 

Aman Erman beyler; yapmayın. O muhteşem imajı böyle basit açıklamalarla zedelemeyin. Belhanda bir profesyonel. Söylediği de yalan değil. Ben de oranın, birkaç kişinin menfaati uğruna patates tarlasına çevrildiğini defalarca söyledim, yazdım. Haydi bana da sıfat takın. Haydi beni de Divan Kurulu'ndan atsınlar. 

Bu mudur yani?.. 

Peki ya sizden cesaret alıp, "Bu kulüp karışır da benim takımım şampiyon olur mu" diye Belhanda'ya arka çıkan çakma yazar-amigoya koskoca bir köşe veren 97 yaşındaki gazeteye ne demeli?.. 

***

Gelelim hakeme. 

Yaw hehe...