Sanırım çoğunluk da benim gibi Alanya'yı favori görüyordu. Haksız da sayılmazdık. Çünkü rakibinin lig maçlarında başvurduğu taktik hep aynıydı: Katı savunma, fırsat bulursa kontratak, atabilirse atar, atamazsa puanın üstüne yatar... 

Ama Podolski'nin ilk yarıdaki usta işi ve ona nazire yapan Hakan'ın ikinci yarıdaki şık golünü hesaba katmamıştık. 

Aslında iki fark da yanıltıcı. Antalya attığından fazlasını kaçırdı. 

Ne var ki Alanya da sezonun en kötü oyununu sergiledi...

***

Çağdaş Atan için bir şey diyemem. Çünkü işin henüz başında. Ancak Ersun Yanal benim gözümde ikinci sınıf teknik direktördür. Bu saatten sonra da ne uzar ne kısalır. Bu kanaatimin nedeni, milli takımın başına gelmesinin üzerinden bir gün bile geçmeden karakterinde gördüğüm değişiklikti. 

Artık şahsıma sabit fikirli mi dersiniz, tutucu mu; bilmem. Sadece samimi fikrimi söylüyorum. 

***

Amaaa... 

Fazıl Say'ın yaptığını yapamam. Bir insana, yeteneği kısıtlı diye hakaret etmek aklımın ucundan bile geçmez. 

Dilerim okuduğum haberi yazan muhabir kardeşim yanlış tuşlara basmıştır ve okuduğum doğru değildir.

Huzurunda dünya müzik otoritelerinin bile düğme iliklediği piyano virtüozu, besteci, büyük usta Say, Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği yenilgisinden sonra, "Bize adam gibi teknik direktör lazım" demiş. 

İnanabiliyor musunuz? 

Ben inanmıyorum.

Eğer doğruysa, benim için artık böyle bir sanatçı yoktur ve geçmişte de zaten olmamıştır. 

Bırakınız Erol Bulut'un son derece kibar, saygılı, hoşgörülü bir kişi olmasını; takımının başarısını ondan daha fazla kim isteyebilir ki?.. 

***

Maçta dikkatimi çeken bazı noktaları da aktarayım:

Bu adam attırma numaraları artık gerçekten nefret uyandırmaya başladı. Bak ararım UEFA Başkanı'nı, böyle durumlarda VAR uyarsın hakemi, hileci futbolcu oyundan atılsın derim. Eminim beni kırmaz kendisi...

Öğretmenoğlu da kartları biraz abarttı mı ne? Son olarak 13 sarı gördüğümde, Eusebio henüz Portekiz milli takımında forma giyiyordu... 

Son söz:

Alanya'ya "İlçemsin sen ilçem kal" diyen Antalya'nın finalde de aynı tempoyu yakalaması halinde, Beşiktaş'ı hırpalaması sürpriz olmaz...