Musa Özuğurlu

Musa Özuğurlu

Kedi hem ölüdür hem diri

Bu kedi başka kedi. “Ya ölüdür ya da diri” değil. Ölü ya da diri olma ihtimali yüzde ellişer de değil. Aynı anda hem ölü hem diri olma ihtimali yüzde 100! AKP kuantum siyaseti icat ettiğinden beridir öyledir. Kedi hem ölüdür hem diridir.

Boşuna zorlamayın. Üçüncü halin imkansızlığı diye bir durum yoktur. Mantık alt üst olalı çok olmuştur. Karşıtlar birbirine dönüşür, birbirini özümser, içerir de değildir. Onlar zaten aynı anda her ikisidir. Dolayısıyla dönüşüm yoktur.

Dönüşüm dediğiniz; zamanın içinde bilinçsizce yuvarlanan, hareketi, neden - sonucu birbirinin ardından tezahür eden anlar olarak gören bizler için geçerlidir sadece.

Yoktur aslında böyle değişimler. Onlar kedinin halleri gibi, aynı anda hep birlikte vardırlar.

İşte o yüzden saray boyutu dışında yaşayan biz “daha dün iyiydi bugün nasıl kötü oldu” ya da “daha dün kötüydü bugün nasıl iyi oldu” diye şaşırır dururuz.

Oysa çok basittir mesele. Kafada milyon tilki dolanır aynı anda. Bu tilkilerden biri yüzünü gösterir, zaman geçer sıra bir başkasına gelir.

İşte o zaman her duruma hazır olmak üzere eğitilmiş orkestra “sol anahtarı değişti, hadi artık buradan çalıyoruz” der, tek sesli koro yeni makamdan söylemeye devam eder. Bay Kemal, Meral Hanım, Mithat Bey ve dahi bütün muhalefet cızırtı yapar, aykırı sesler çıkartmaya devam eder, “e hani buralardaydık” derler ama heyhat! Baş solist Devlet Beyin üst perdeden girmesi ile birlikte icraat tamamlanır.

Aşk ve nefrete eşlik eden çıkarların çarpıştığı bir dizidir izlediğimiz. Kan ucuzdur. Dekor kıpkırmızıdır. Limit yoktur, sınırlar aşılmak üzere vardır.

Sahneler değişir sürekli. Eller kimi zaman Rabia için kalkar, kimi zaman sıkılmak için iner. Ara sahnelere ihtiyaç yoktur. Oralara nasıl gelindiğinin önemi de. Hayal gücünüzü geliştirmek için birebirdir.

Kimi zaman çöller, kimi zaman denizler aşılıp eller barışmak için uzatılırken arada kalanlara düşen sıkılı yumruktur. Vicdan Rabia için vardır ama işte yakınlara uğramaz, uzun atlayışlar yapar hep.

Savaş ve barış da koltuk için araçtır. Koltuk için her şey yapılır. Gerekirse vatansever bile olunur.

Vatan babamızın malıdır. Biz nasıl istersek alî menfaatler öyle anlaşılır, öyle anlatılır. Bir önce dediğimizin önemi de yoktur. Savaşsa savaş, barışsa barış. Her durum kullanılmak içindir.

Sisi hem kötüdür hem iyi. Esad ta öyle, BAE hem düşmandır hem dost, Muhammed Bin Selman hem katildir hem değildir.

Kedi hem ölüdür hem diri, öyle kutuya mutuya, sandığa mandığa gerek yok.

Erdoğan’ın kafasında ne dönüyorsa, o ne istiyorsa kedi öyledir. Aynı anda ölü de olabilir, diri de. İyi de olabilir kötü de. Açıkladığı zaman nasılsa öğreneceğizdir. Biz fanilere düşen her sabah yapılacak açıklamaları beklemek, ikisi de aynı anda yüzde yüz var olan bu ihtimallerin her ikisine de daima hazırlıklı olmaktır.

Musa Özuğurlu: Çok sayıda radyo ve TV kanalının haber merkezlerinde editörlük, muhabirlik, program sunuculuğu yaptı. 2010'da TRT Türk’ün Suriye temsilcisi olarak çalıştı. Suriye’de 2011’de başlayan süreci 2016'ya kadar yerinde takip eden az sayıda yabancı gazeteciden biridir. Alanı Suriye başta olmak üzere Ortadoğu. Halen ARTI TV’de hafta içi her sabah 08:00 - 11:00 saatleri arasında “Gün Başlıyor” programını sunmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar