Abdulkadir Selvi’nin samimiyet testi

Kürt meselesinde katliamcı, asimilasyoncu ve işgalci politikalarına yeni ortak arıyorlar. Özgür Özel’i “Milli” cepheye kabul edebilmek için eline kan bulaştırmak istiyorlar.

Abdülkadir Selvi’nin son dönemdeki çıkışlarını takip ediyor musunuz? Yazılarını okuyor musunuz?

Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istiyor. Özgür Özel’e iltifatlar yapıyor. Normalleşme istiyor. Hukuk talep ediyor. Reformcu Erdoğan’ı geri çağırıyor. Cumhur İttifakı’nı temelinden dinamitliyor. AKP’ye yeni bir ortak arıyor. CHP-AKP işbirliği için bir zemin oluşturuyor. Üstelik her yazısında el yükseltiyor.

Bu süreçte Abdulkadir Selvi MHP’nin ağır nefret söylemlerine maruz kaldı. MHP kadroları Aleviliği üzerinden Selvi’yi tehdit etti. “Kılıç artığı” gibi iğrenç laflar söylediler. Fakat hakkını yemeyelim Selvi hiç geri adım atmadı.

Peki Abdülkadir Selvi’nin projesinde CHP’ye nasıl bir rol biçiliyor?

Selvi, Hürriyet Gazetesi’nde dün (28 Mayıs) yayınlanan “Özgür Özel’in Samimiyet Testi” başlıklı yazısında CHP’den beklentilerini çok net tarif etti.

“Özgür Özel seçimlerden sonra farklı bir siyaset izliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi, yurtdışına gideceği zaman Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlarından brifing almak istemesi gibi.”, “Kılıçdaroğlu zamanında CHP’nin ekseni kaydı. Irak-Suriye ve Libya tezkerelerinde ret oyu veren anlayış CHP’nin misyonuna yakışmıyordu.”, “Özgür Özel’in bu düşüncelerinde samimi olduğunu göstermesi açısından önüne bir fırsat çıktı. PKK’nın 11 Haziran’da Suriye’de yapmayı planladığı yerel seçimi kast ediyorum. Bu plan, ABD’nin karanlık adamı McGurk tarafından Türkiye’ye kurulmuş bir tuzaktır.”

Selvi yazısında Özgür Özel’e bir de söylem sipariş ediyor. “ABD’nin PKK’ya bir devlet kurdurmak için yaptığı bu planın karşısındayız. Ana muhalefet partisi olarak bu konuda hükümetin yanında yer alıyoruz. Bu seçimler derhal iptal edilmeli. Israr edilirse Türkiye gereğini yapmalı. Bunun için her türlü desteği vermeye hazırız’ demesi gerekiyor.”

Tercüme etmek gerekirse rejimin Kürt meselesinde katliamcı, asimilasyoncu ve işgalci politikalarına yeni ortak arıyorlar. Özgür Özel’i “Milli” cepheye kabul edebilmek için eline kan bulaştırmak istiyorlar. Normalleşme, iyileşme, hukuk peşinde değiller. Kürt babasını görmesin diye uğraşıyorlar. Kürde, Kürtçeye, Kürtlerin kazanımlarına, Kürtlerin varlığına düşmanlık etmeye devam etmenin hesabındalar.

Peki Kürt sorununu çözmeden nasıl normalleşebiliriz? Türkiye Cumhuriyeti’nin tek tipçi haydut bir rejim haline gelmesine yol açan bu kirli savaşı bitirmeden dünyada nasıl itibarlı hale gelebiliriz? Selahattin Demirtaş 42 yıl daha hapiste kalacaksa ortalama bir hukuk devletine nasıl dönüşebiliriz?

Çözüm sürecinde dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Abdullah Öcalan ile görüşmesine methiyeler yazan, Kandil’e giden heyetlerin arkasından su dökerek uğurlayan Abdulkadir Selvi meselenin bu yönünü bilmiyor mu olabilir mi?

Abdulkadir Selvi samimi bir insan olabilir mi gerçekten?

Özgür Özel’in rejim tarafından milli sıfatıyla vaftiz edilebilmesi için yeni cinayetlere ortak olup olmayacağını göreceğiz.

Fakat Abdülkadir Selvi ağzıyla kuş tutsa bile onu asla sevmeyeceğiz.


Hayko Bağdat: 1976 yılında Rum bir anne ve Ermeni bir babanın dördüncü çocuğu olarak İstanbul’da doğdu. Esayan ve Mkhitaryan Ermeni okullarında eğitim aldıktan sonra, 1994’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü‘ne başladı. Babasının beklenmedik vefatı sebebiyle eğitimini tamamlayamadı. 2002 yılında Yaşam Radyo’da Türkiye’de ilk azınlık sorunlarını gündeme taşıyan “Sözde Kalanlar” programı ile gazeteciliğe başlayan Bağdat, Türkiye’nin önemli basın organlarından gazetecilik, köşe yazarlığı ve yorumculuk yaptı. 2007 yılında katledilen gazeteci Hrant Dink’in ardından kurulan ve adalet arayışını sürdüren “Hrant’ın Arkadaşları” ekibinin kurucuları arasında yer alan Bağdat’ın “Türkiye’de Ermeni ve öteki olmayı” anlatan ilk kitabı ‘Salyangoz’ 2014’te, ikinci kitabı ‘Gollik’ 2015 yılında, üçüncü kitabı ‘Kurtuluş Ҫok Bozuldu’ ise 2016 yılında okurlarıyla buluştu. Kitabından esinlenerek kurguladığı tek kişilik gösterisi Salyangoz, 2016’de Türkiye’nin bir çok şehrinde seyirci ile buluştuktan sonra, tüm dünyaya yayılan turneleri ile beğeni topladı. 2017’de Almanya’ya taşınan Bağdat, Berlin’de gazeteciliğe ve üretmeye devam ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hayko Bağdat Arşivi